Çocuk mezarları doludur,
taşsız başşız oracıkta,
kimsesiz bir mezarda,
yürek doludur...
pınarda,
gölgesiz çınarda,
Gazoz kapakları biriktirmiştim,
Eskidi,
Bem beyaz bir de ayakkabım vardı,
O da eskidi,
Altın sarısı saçlarım vardı döküldü,
Onlarda eskidi,
Gök kubbenin altındayım,
Gök kuşağının orta yerinde,
Bir ucunda ben,
Diğer ucunda Yar,
Aramızda kos koca bir Duvar…
Karşıda durur dağlar,
Uçsuz bucaksız ovalar,
Hepisini sığdırdım yüreğime,
Gel dost daha sanada yer var..
Sıcak mı sıcak bir Yaz gecesiydi
Mardin’in taş evlerinde.
Aylardan Haziran’dı
Gökte pırıl pırıl bir dolunay vardı.
Bir cigara yaktım.
Orta yerinden yandı.
İçimdeki Şair can çekişir.
Anlatmak isterde anlatamaz.
Yüreğimin yarısını sana verdim,
Kalanına Kaleiçi sığmaz.
Ağır bir su kokar limanda.
Ve tutsak bir Yalıçapkını,
İçimden bir ses her şey yalan diyor,
Sense doğru,
Şimdi hanginize inanayım bilmem,
Sanamı
Yoksa içimdeki sesinemi.
İçime bin güneş ektim,
Binlerce de Rüzgar ekledim,
Bin damlada çiğ tanesi olmasa olmaz,
On bir de gül koydum yanına,
Bir tek kalbimin sofasına
Ha birde sen vardın yüreğimde,
İznin ver de seni seveyim,
Yada sensizliği göreyim.
Ne sevmeme izin veriyorsun,
Nede sensiz kalmama
Bin kere,
Yüz bin kere,
Begonviller vardı,
ve dikenli güller,
Hatta hatta bülbüller.
Gülen yüzler,
ve bizler vardık.
Sen,ben ve gölgelerimiz vardı.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!