Üşüyorum, titriyorum, gözyaşlarım akmıyor;
Yağmurun ıslatan vücudumda kuru yanım kalmamış,
Gözyaşlarım aksa ne olur; yanaklarımı ıslatamıyor
Yuvarlanıp gittiğim o İzmir kaldırımlarında
Sadece yürüyorum, sessizce bir bilinmeze.
Uzayın derinliğindeki boşluğu bilir misin?
Kehkeşanların orada sıcacık sevgi ile
Nasıl buluştuğunu bilir misin?
Aşk sözlerinin kehkeşanlar arasında;
Kucaklaştığını bilir misin?
Sevda acılarının, orada mutluluğa
Gözlerinde okumak isterdim aşkı ey sevgili,
Gülen yüzünde görmek isterdim aşkı ey sevgili,
Gül yüzüne söylemek isterdim aşkı ey sevgili,
Nede çabucacık bıktın şimdi benden ey sevgili.
Hani uzun uzun konuşmuştuk seninle sevgiyi,
Örgü yapmış saçlarını gülersin,
Saçların çok kıymetli mi okşarsın,
Çevrene aldırmaz, candan bakarsın,
İncedir düşüncen, neden şaşarsın?
Gülünce o güleç yüzünde güller,
Huzur yok gecenin korkunç karanlığında,
Evimin odalarında hiç olmadığı gibi!
Kırılan kalbin onarımı yapılmadığın da,
Evimin duvarlarının onarımı olmadığı gibi!
Aldatılmalısın sen sesini duyunca kulaklar!
Her gün yolunu gözleten,
Kalbinin cidarlarını inleten
Damarlarımda acılar gezdirten,
Kahrolası sevdam; sen değil misin?
Kara topraklık olan aşkımın,
Keşke diyecek yıllarım olmasa,
Keşke diyecek sinirim olmasa,
Keşke diyecek gönülüm olmasa,
Keşke diyecek düşüncem olmasa!
Pişmanlıkların zamanda yeri yok!
Gözlerinde yaşlar oluşmasın bu sabah
Gül yüzün gülsün, olmasın yaşamında ah,
Gülen yüzünle uyansın bu badı sabah,
Gülerek başlayalım hep yeni yaşama.
Bırak, geçmiş o acılı günleri şimdi,
Mehmetçike İthaf Olunur.
Şiirin yazıldığı tarihteki dönem göz önüne alınmalı.
Nedir şehit kanı biliyor musunuz siz?
Nedir şehit, şehit kimdir bil ey Ankara!
Nedir şehit, toprak için ölmek dersiniz!
Değerli dostlarım. Uzun bir yaz tatilinden sonra okullarımızın kapıları eğitim öğretime açılıyor. Anasınıflarında bu sene yeni gelecek olan çocuklarımızın eğitime kazandırılması, bu çocuklarımızın eğitime hazırlanmaları için ön hazırlıklar yapılacak. Birçoğu anaokullarından gelen ve eğitme yabancı olmayan çocuklarımızın dışında, ilk defa ilkokula gidecek olan öğrencilerimizin de olduğu ve bir haftadır okula alışma eğitimine tabi tutulan çocuklarımızla birlikte 20. Eylül. 2010 tarihinden itibaren ilköğretim ve lise öğrencileri eğitim öğretime başlayacaktır. Yaklaşık olarak 17.000.000 gencimiz 2010-2011 eğitim öğretim yılına başlayacaklar.
Yine bir telaş, yine bir heyecan, yine bir takım burukluklarla bir eğitim öğretim yılı başlayacak. Bazı çocukların tüm istekleri yerine getirileceği için sevinç yumağı içerisinde eğitim öğretime başlayacak. Bazı öğrencilerimizin ise ailelerinin ekonomik güçlerinin yetersizliği nedeniyle istekleri bir anda karşılanamayarak daha ilerideki aylara aktarılacağı için eğitime buruk başlayacak. Sevinç ve hüzün yumakları aynı sınıf içerisinde bir eğitim öğretim yılının sonuna kadar sürecektir. Ama sevinçli, ama hüzünlü fark etmeyecek. Aynı sınıfı, aynı havayı, aynı öğretmeni paylaşarak geçirilecek bir sekiz aylık süre var önlerinde.
Hiç kimseye nasihat verme düşüncesinde değilim sevgili dostlarım. Ancak eğitimde öğrencinin, öğretmenin, okulun bir sacya ayağı oluşturduğunu düşünürsek; eğitimin önceliği sanırım ortaya çıkacaktır. Sekiz aylık bir eğitim öğretim sürecinin yabana atılacak bir düşünce olmadığına inanıyorum. Eğitim öğretimin temel taşı olan, onlar olmadan eğitimin olmayacağı öğrencilerimizi büyük zorluklar beklemektedir. Yağmurda çamurda, kışta kıyamette, yolların uzun zaman karlarla kapalı olduğu; uzun zaman yolların açılmasını bekleyen insanların olacağı eğitim öğretim tabii ki kolay ve rahat olmayacaktır. Zorlu bir eğitim ve öğretim yılı hem öğrencilerimizi, hem öğretmenlerimizi, hem velilerimizi, en önemlisi okul yönetimini beklemektedir.
Sevgili dostlarım. Geleceğin gençleri, vatanı emanet edeceğimiz bu gençler için siz velilere büyük görevler düşmekte. Aynı zamanda bu gençlerimizi de büyük sorumluluklar beklemektedir. Bu seneki eğitim öğretim yılında velilerimize düşen görev ve sorumluluklardan başlamak istiyorum. Buna göre:
1- Öğrenci velilerimizi 2010-2011 eğitim öğretim yılında çok zor bir yıl beklemektedir. Birçok velinin; günümüz ekonomik şartların zorlukları karşısında veli olarak görevini çok kolay bir şekilde yerine getirebileceğini söylemek sanırım kolay olamaz. Ancak bütün bu olumsuzluklar karşısında bile velilerimizin; canla başla çocuklarına ve eğitim öğretime karşı görev ve sorumluluklarını en iyi bir şekilde yerine getireceklerine inanıyorum. Velilerimize bu konuda başarılar dilemek isterim. Ancak velilerimizi bekleyen sorumluluklardan da söz etmeden geçemeyeceğim. Buna göre:
a) Velilerimizin bir yanlış uygulama yapmamasını istiyorum. Çocuğunun okula gitmesini ve başarılı olması durumunda ise ona bir takım ödülleri vereceğini söylemesi bana göre büyük bir yanlıştır. Velilerimizin asla çocuklarının başarı durumunu bir ödüle bırakmamalıdır. Ödül sözü yanlıştır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!