Devirler boyunca süren bu kavga,
Bucaklar, beldeler, viran haneler,
Mazlumlar diyarı, yaslı bu bölge,
Tepede patlayan zulmün topları,
Kavrulur ekinler, kurur başaklar,
Tükenir ovalar, biter meralar,
Zehirli dumanlar sarar her yanı,
Irmaklar bulanık, yaş akar çağlar,
Demir kuşlar döner, ölüm saçar hep.
*
Abide dibinde taze bir fidan,
Yüreği pek sağlam, korkusuz ergen,
Silahı sırtında, aklı göklerde,
Bir yanı Roma'dan asi Spartaküs,
Öteki tarafı isyan ateşi,
Sanki başka alemden inmiş buraya,
Derin ve manalı bakar o taşa,
Mezar taşındaki o yazılara,
Adeta cennetin bağına girmiş.
*
Her kaya saklıyor çiçek öyküsü,
Işıldayan güneş, sönmeyen ışık,
Kurumaz bir yaprak, taze bir filiz,
Ve acı yurdunun çizilen resmi.
*
Mermerin önünde o yağız nefer,
Soluğu tükenip hakkı ararken,
Birden göğsü durmuş sanır o anda,
İçten ve hakiki bir hisle dolar,
Sonsuz seferlere başlamış gibi,
Kederli ve hırslı duyar kendini.
*
Alevler içinde kalırken dağlar,
Yırtıcı kuşlarla inlerken sema,
Analar bağrında volkan yarası,
Okulsuz bebenin bakışlarında,
Yakar yarınların meşalesini.
*
Sefere çıkmadan o mert savaşçı,
Süzer gerisini ve ilerisini,
Onurlu, kederli, ürkek duruşlu,
İstiklal uğruna giden o yolda.
*
Zincirler kırılır biter esaret,
Aydınlık günlere varır bu ayak,
Bedeli ödenmiş büyük zaferle,
Hürriyet tacını takar o şafak.
Kayıt Tarihi : 8.2.2026 11:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!