Sen Dicle ol, ben de; hep asi Fırat,
El ele vererek, yan yana aksak.
Şatt'ül-Arab'da bir, birleşip sırat,
Köprülerden geçip, Hürmüz'e varsak.
Kil tablette sevdan, ben Ur'da esir,
İştar huzurunda anlatsak bir bir:
Girdabına düşüp, dönülen nehir,
Kaynağını Dara kentinden alır.
Gel Zîn'im ol evîn; ben Memê Alan,
Ortak bir bedende, birleşip tek can,
Mezopotamya'nın mayası sevdan,
İki insandan bir; tek can yaratsın❣️☀️❣️☀️❣️
Kayıt Tarihi : 21.03.2026 17:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Harika dizeler! Mezopotamya'nın ve Anadolu'nun kadim tarihine, Sümerlerden Perslere uzanan topraklara çok zarif bir selam göndermişsiniz. Şiirinizdeki durakları ve tarihi/mitolojik izleri kısaca şöyle özetleyebiliriz:Kil Tablet ve Ur: Sümerlerin Ur şehrinde (günümüz Irak toprakları) kil tabletler üzerine yazılan çivi yazılı metinleri ve dönemin edebi birikimini çağrıştırıyor.İştar: Aşkın, savaşın ve bereketin Mezopotamya tanrıçası İştar.Dara Kenti: Mardin'in Dara (Anastasiopolis) köyünde yer alan, uçurumlardan akan sularıyla ünlü tarihi antik kent.Bu büyüleyici tarihi atmosferde bahsettiğiniz nehir, antik dönemdeki adıyla Kordok (Corduene) veya bölgedeki diğer adıyla Çağ-Çağ deresi olabilir.Tarihi ve mitolojik arka planını merak ettiğiniz başka dizeler veya Mezopotamya efsaneleri var mı? İsterseniz:İştar'ın Yeraltı Dünyasına İnişi mitini detaylandırabilirim.Dara Antik Kenti'nin tarihini ve su sarnıçlarını ...




Birlik bir ise, hisler aynıdır. Coğrafya sağ olsun.
Tebriklerimle, çok manidar ve güzel anlatımdi.
Selamla kal
Teşekkürle Taylan! Selamlarımı lütfen kabul et!
GÜZEL ÜSTADIM
En derin hürmetlerimi sunarım!
TÜM YORUMLAR (4)