Bak Mevlânâ ne diyor:
“Ne olursan ol, yine de gel” diyor.
Bak Mevlânâ zikre dalmış,
Nur-u cemaline boyanmış,
Hak ismini diline dolamış,
Hu hu deyip aşk ile yanmış.
Hu hu der misin?
Hu deyip döner misin?
İçip Kevser (aşkın) şarabını,
Kendinden geçer misin?
Bak, cennetin kapısı hu hu deyip açılıyor,
İçinden hu hu deyip nurlar saçılıyor,
Kapıda huriler hu hu deyip karşılıyor,
İçinde melekler hu hu deyip dönüyor.
Hu hu der misin?
Hu deyip döner misin?
İçip Kevser (aşkın) şarabını,
Kendinden geçer misin?
Bak Peygamberimiz (s.a.v) orada,
Kevser şarabından içiyor.
Hu hu deyip kendinden geçiyor.
Bak, cennette güller hu hu deyip açılıyor,
Peygamber Efendimiz’in kokusu hu hu deyip saçılıyor.
Hu hu der misin?
Hu deyip döner misin?
İçip Kevser (aşkın) şarabını,
Kendinden geçer misin?
Kayıt Tarihi : 27.04.2026 20:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Zihnimin bütün dünya telaşlarından sıyrılıp, kendi içime doğru derin bir yolculuğa çıktığı o anlardan biriydi. Sanki Konya'nın o manevi ve sükûnet dolu havası bir anda etrafımı sarmış, uzaklardan gelen ince bir ney sesi doğrudan kalbime dokunmuştu. Gözlerimi kapattığımda, Hz. Mevlânâ'nın o şefkatli ve kucaklayıcı "Gel" çağrısı yankılandı içimde. Gönül gözümle daldığım o ilahi alemde, zikre duranların aşka gelip sema edişini izledim. Her bir dönüşte dudaklarından dökülen "Hu" nidası, varlığın hakikatte eriyişi, Hak isminin dile dolanışıydı. Cennetin kapılarının o sır dolu nidayla aralandığını, içeriden Peygamber Efendimizin (s.a.v) o eşsiz gül kokusunun yayıldığını hissettim. Kevser şarabından, yani ilahi aşktan yudumlayan ruhlar ve melekler, o zikrin etrafında adeta pervane olmuştur.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!