Hîva Evînê
Evîn hene; ew veşartîne, nayin eşkere kirin,
Di sîngê dil de, mîna sir tên parastin.
Û sirên ku di sîngan de nayin veşartin hene,
Wekî mizgînvanên biharê, mîna nergizan...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




şiirin dili, sevdiğinin yokluğunda bile onun varlığının ağırlığını hissettiren güçlü imgelerle dolu. "Sîya hebûna te, delîla evîna te me" dizesi, sevginin karanlıkta bile bir ışık kaynağı olduğunu anlatıyor.
ayrıca, Mezopotamya'ya yapılan atıf, aşkın tarihsel ve kültürel derinliklerle bağlantı kurduğunu hissettiriyor.
bu yoğun duyguları böylesine zarif bir şekilde aktardığın için teşekkür ederim. kalbinin derinliklerinden dökülen her kelime, okuyanı etkilesin.
,, AŞK da müzik gibidir hangi dilde söylenirse veyahut yazılırsa yazılsın okuyucusu ve dinleyicisine ulaşır )
Aşklar vardır; gizlidirler, ifşa edilmezler,
Gönül sandığında sır gibi saklanırlar.
Bir de sandıklarda saklanamayacak sırlar var.
Baharın habercisi gibi, nergis gibi...
Çok güzel.. Şahane ))
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta