Son Perde
Zamanın dişlerinde öğütülürken günler,
Saraylar düşer, tahtlar devrilir birer birer.
Güneşi heybene doldursan ne çıkar?
Son durakta her yolcu aynı kefeni giyer.
Zulmün ördüğü duvarlar elbet çatlar,
Son Sığınak
Gözlerinin içindeki o eski şehir yandı,
Küllerini savurdum, avuçlarımda acı kaldı.
Seni her düştüğünde tutan o yorgun ellerim,
Şimdi kendi karanlığında, tek başına ufaldı.
Bensiz üşüyeceksin artık
Sormazsın halimi nerdeyim nasılım..
İçinde de değilim biliyorum.
Artık kuş olsan uçmazsın göğümde.
Çiçek olsam açmazsın bahçemde.
Rüzgar olsan esmessin bilirim..
Yağmur olsan yağmazsin uzerime
Umrunda değil sin
Seni bir tenhada görmüşler,
Yüzünde yabancı bir maske, dilinde alayli sözler
Benimle eğlenip gülerken izlemişler seni,
Oysa oyunun ömrü, güneş batana kadarmış;
Arkasından çok ağlamışsın.
UZAKTA Ki SEVGİLİ
Ben seni sevmesine severim de,
Sokaklar dar gelir bu koca sevdaya.
Henüz icat edilmedi bizi anlatacak kelime,
Toplum hazır değil bu sessiz fırtınaya.
Pencereler kapalı, perdeler sıkıca çekili,
Vakitsiz Vedalar
Bir kâğıt kesiği gibi başladı her şey,
Sessizce sızdı ruhumuza o soğuk hüküm.
Biz hayatın neresindeydik henüz,
Hangi gülüşün ortasında kaldı bu hüzün?
Katlimizi verdiler, biz vaktinden önce öldük.
Gözlerim
Zamansız dalıyor uzaklara.
Şarkılar hep yarım,
Şiirler bir eksik bir tam,
Bir beklediğim,
Bir gelmeyenim var,
VAZGEÇMEDİM
Özlem nasıl anlatılır bir bilsem...
Bazen öyle bir bağırıyor ki içimdeki sen; dar geliyor koca dünya.
Olduğun yere sığmıyorsun.
Nefessiz kalıyormuş insan, özlem böyle miydi?
Yüreğin çığlığını sessizce susturmak mı?
Bak yine şehir sustu..
Sessizliğin gecesinde
Bir tek ezan sesleri geliyor.
Bir de ben kaldım.
Sanki nöbet tutuyor.
Sensiz geçen gecelere
Söyle ey yar,
Hangi gönle daha ağır gelir bu boşluk?
Hangimize yakışır sessizce unutmak?
Bir ömrü bir heceye sığdırdık da,
Hangimize, ancak ölünce huzurla uyumak?
Ben uykusuzluğa müebbet yedim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!