Geldi Hz.Aliye,fakirin biri,
Fukara halini, ona arzetti,
Sıkıntım çok büyük, Ya Ali dedi,
Uzatsan ne olur, yardım elini.
Serbest bıraktı Fatih,fetihte mahkumları,
Hepsi çıktı dışarı,iki Papaz çıkmadı.
Papazlar karşı çıkmıştı,Kralın yaptıklarına,
Yemin etti Papazlar,zindandan çıkmamaya.
Fatihim uyanda, aç gözlerini,
Bıraktığın Vakfın,bak,gör ne halde,
Kefere,putperest,gezer üstünde,
Fatihim uyan da,bak halimize.
Nasıl bir coğrafya çilemiz bitmez,
Çoğalırda dertler bir türlü gitmez,
Şehitler haykırır Vatan bölünmez,
Mehmed’in kanları kalmasın yerde.
Gara nerde Sincar hangi derede,
Yalnız yaşıyordu garip köyünde,
Hastalık çökmüştü birden bedene,
Gelmez oldu artık kimse evine,
Üç gün önce ölmüş duyan olmadı.
Anam Ulu Çınardı,gölgesinde konaklar,
Büyüttü yavruları,salıverdi Okula,
Geçti yorgun seneler,soldu yeşil yapraklar,
Evde yalınız Anam,bakıyordu yollara.
Dua aldı Yavrular..
Böyle geçer sanma oğlum bu günler,
Sende yaşlanınca beni hatırla,
Belin bükülür de puslanır gözler,
Ecel yaklaşınca beni hatırla.
Kıtlık vardı Bağdatta,halk açlıktan ölmüştü,
Fakir garip bir hamal,rengi hepten solmuştu.
Bir evde taze ekmek,pişiyordu tandırda,
Duramadı hamalcık,dedi yok mudur bana.
Allah için bir ekmek,lokma girmez ağzıma,
Ununu elemiş,eleği asmış,
İşleri bitirmiş bakar emekli.
Yaşını almış da,saçı aklatmış,
Sineyi can özden yakar emekli.
Küçük büyük ergen,kızlı erkekli,
Okulda bahçede,oynar çocuklar,
Anne baba kardeş,gözler devamlı,
Mutfakta sınıfta,kardeş çocuklar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!