Hidayet Doğan Osmanoğlu Şiirleri - Şair ...

Hidayet Doğan Osmanoğlu

Kibirli zengin biri,azarlar bir fakiri,
Gelir fakir kapıya,vermez bir meteliği,
Zavallı yoksul durup,ağlar hemen köşede,
Üzülür fakir sail,dua eder Rabbine.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Boyun uzun akan dağda ovada,
Doğarsın Sivas’dan bir ucun burda,
Can katarsın sen susuz çorağa,
Kızılırmak ne de güzel çağlarsın.

Dereler katılır onlarca yerden,

Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu


Sende hiç merhamet olmaz mı ırmak,
Kızılırmak ver sen yavrumu bana,
Nerden bilem yavrum burda kalacak,
Kızılırmak ver sen yavrumu bana.

Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Merv şehri Kadısının,vardı bir güzel kızı,
Zengin ünlü kimseler,istemek için vardı.
Vermedi Kadı onu,bakınca gelenlere,
Vardı orda Kadının,bağına bakan köle.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Çınar Ey Koca Çınar,yetiştin nerelerde,
Bu taş avluda söyle,sen konuştun kimlerle?
Padişahlar taht kurdu,belki senin gölgende,
Yiğitler güreş tuttu,birbiriyle çimende.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Yaşar idi Yesribde,zengin yaramaz kimse,
Hayırlı bir iş için,yemek verdi ehline,
Kölesini çağırdı,al sen şu dört dirhemi,
Müsafire verelim,ziyade meyveleri.

Çıktı evden kölesi,hemen çarşıya vardı,

Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Kıyamet kopar dehşetli,
Cehennem kükrer heybetli,
Bazı yüzler çok endişeli,
Kıyamet koptuğu zaman.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Kırıkkale'm şen şehir,
Senden geçer bir nehir,
Sana yetmiyor mehir,
Kırıkkale'm şen şehir.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Çok mutluydu bir zaman,Bağdat halkı şehirde,
Geçmedi uzun sene,kıtlık geldi millete,
Yerde otlar bitmiyor,bulut görülmez gökte,
Sonunda muhtaç oldu,halkı bir tek ekmeğe.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Alimler saydılar bir bir alametleri,
Kıyamete yakın olacak bütün işleri,
Halkın,milletlerin saydı ahvalini,
Bunlar olunca,bilin ki kıyamet çok yakın.


Devamını Oku