insan,
kendi adını karanlığa kazımaya çalışır.
oysa karanlık,
hiçbir izi tutmaz.
doğarız,
bir çığlıkla.
ve o çığlık,
başından bellidir yenilgi.
zaman,
damarlarımızda ağır ağır dolaşan
sessiz bir zehirdir.
her an,
bir parçamızı daha çürütür.
göğe bakarız,
cevap bekleriz.
ama gök,
dilsizdir.
ve suskunluğu,
en acımasız reddiyedir.
toprak,
bizi bağrına basmaz.
yutar.
insan,
unutulacağını bile bile
hatırlanmak ister.
bu yüzden
anlamlar uydurur,
tanrılar yaratır,
kaderler yazar.
oysa evren,
ne okur yazardır
ne de merhamet bilir.
bir kalp durur.
dünya dönmeye devam eder.
bir şehir yıkılır.
rüzgar,
enkazın içinden geçip gider.
acının bile
bir sınırı vardır.
ama boşluğun yoktur.
içimizde açılan bu oyuk
hiçbir sesle dolmaz.
ne sevgi
ne umut
ne inanç.
sadece
yavaş yavaş büyüyen
bir sessizlik.
insan,
kendi çürüyüşüne tanıklık eden
tek canlıdır.
bu bilgi,
hiçbir bedene sığmaz.
gece,
karanlık değildir sadece,
bir çöküştür.
düşünceler,
en derin uçurumlarını
o saatlerde açar.
ve biz,
o uçurumlara bakarken
düşmemek için değil,
ne kadar derin olduklarını görmek için
eğiliriz.
her hatıra,
bir yaradır.
her özlem,
yeni bir kayıp provası.
sonunda
tüm yüzler silinir.
tüm sesler susar.
tüm isimler,
zamanın ağzında öğütülür.
geriye
ne bir iz
ne bir anlam
ne de bir tanık kalır.
sadece
soğuk,
sonsuz,
umursamaz
bir hiçlik.
ve insan,
o hiçliğin kıyısında
titreyen,
kendini büyük sanan
küçük bir gölgedir.
Mustafa Alp
31/02/2025 03.00
Kayıt Tarihi : 8.2.2026 17:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!