Affet beni...
Sana söylemem gereken her şeyi,
Dünyanın gürültüsünde biriktirdiğim için.
Gözlerine bakıp "kal" diyebilecekken,
Gururumu bir zırh gibi kuşanıp sustuğum için...
Affet.
Şimdi bu oda, duvarların dilsizliğiyle örülü bir kuyu.
Saate bakıyorum; akrep gidişine takılı kalmış,
Yelkovan ise hiç gelmeyecek olan o yarına koşuyor.
Masada bıraktığın bardağın izi bile silindi,
Ama ruhumdaki o derin çukur, her gün biraz daha genişliyor.
Keşke diyorum...
Keşke o son akşam, elini bırakmasaydım.
Yağmurun altında ıslanırken,
Sadece "yanındayım" diyebilseydim.
Bizim hikâyemiz yarım kalmış bir cümle değil;
Sonu hiç yazılmamış, bomboş bir sayfa şimdi.
Affet.
Işıkları kapatmıyorum artık,
Belki karanlıktan korkarsın, belki yolunu bulamazsın diye.
Oysa biliyorum; gidenler geri dönmek için değil,
Kalanları birer gölgeye çevirmek için giderler.
Sen gittin...
Ben ise senin gidemediğin her yerde,
Seni bekleyerek bittim.
Kayıt Tarihi : 27.03.2026 12:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!