Bu metropolün caddeleri, bana daima,
Soğuk, gri betonlara hapsolmuş suratları,
Onların, o bitmek bilmeyen mesailerini,
Nefes almaktan yoruldukları, ofisleri anımsatır.
*
İsmini beğendiğim,
Fakat suretini, tam seçemediğim,
Sivri topuklu ayakkabı giymiş, hanımları anımsatır peşinden,
Kaldırımda yürüyenlerin, üzerine üzerine,
Araba süren, öfkeli şoförleri,
Kargaşayı, gürültüyü.
*
Bir bahçenin, neşesi olan kedilerini,
Süpürgeyle kovalayan, bekçileri,
Üç kuruş parayla, ay sonunu getirmeye çalışan,
Emekçileri anımsatır.
*
Hah, bir de seni anımsatır,
Lakin o vakit,
Soğuk gri betonlardaki, o asık suratlı zatlar,
Ayaklarında, parmak arası plastik pabuçlar,
Ve rengarenk çiçekli, gömleklerle iştirak ederler işlerine.
*
Hanımların çehresinde, onların bu vaziyetini,
Seyrettiğinden mi, sual olunmaz,
Kıkır kıkır, bir tebessüm peydahlanır,
Trafik akıcı akar,
Kornalar, hep neşeli şarkılar çalar.
*
Olur da, kazara fren yaparsa bir araç,
Sürücüler iner ve dondurma ikram ederler birbirine,
Kedileri kovalayan, o bekçiler,
Ciğer ziyafeti çekerler kedilere,
Arada, tuhaf haller de gelişir,
Ay sonunu bekleyen, emekçinin cüzdanına,
Büyük piyango, isabet eder,
Evlatlarının cümlesine,
Bitmesi imkansız, sonsuz tatiller hediye edilir.
*
Varlığın bulunmasa, bu beton yığınında,
Şu an kaldırımlarını tepişlediğim, yerleşim yeri,
İnan ki, hiç çekilmez.
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 11:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!