Hey Gidi Günler Şiiri - Recep Hayal

Recep Hayal
54

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Hey Gidi Günler


​Ne tablet vardı o gün, ne eldeki telefon,
Ekrana değil, göz göze bakardı insan.
Sessizliğe gömülmezdi hiç bir tek salon,
Sözün de, sohbetin de bereketi bir başka...

​Köşede gürül gürül yanan o döküm soba,
Üstünde güğümün ince, tatlı cızırtısı.
Demlenen çayın buğusu yayılırken odaya,
Gönülleri ısıtırdı aile sıcaklığı.

​Sabahın seherinde şenlenirdi o sofra,
Çocukların cıvıltısı, ekmeğin sıcak kokusu.
Saygı baş köşedeydi, sevgi doluydu kapra,
Unuttururdu herkese dert ile kaygıyı.

​Öğlen vakti sessizlik çökerdi o odaya,
Herkes rızık peşinde, işte yahut okulda.
Sessiz sofra beklerdi akşamki o sefaya,
Günün yorgunluğu birikirken yolda.

​Akşam olunca birden kapılar açılırdı,
Şen kahkahalar yükselirdi pencerelerden.
Gelen misafirle neşe birden saçılırdı,
İkramlar eksilmezdi o cömert ellerden.

​Oturulurdu diz dize, hal hatır sorulurdu,
Büyüğün sözü dinlenir, hürmet edilirdi.
Eski hatıralarla demli çaylar doldurulurdu,
Gece muhabbetle kısalarak geçerdi.

​Ne lüks eşyalar vardı, ne yapmacık gülüşler,
Bir lokma ekmek bile bölünürdü huzurla.
Niyetler dupduruydu, tertemizdi o düşler,
Samimiyet dokunmuştu o ahşap duvara.

​Hayaloğlu arar durur o demleri şimdi,
Teknolojinin içinde kaybolan o sıcaklığı...
Huzur dediğin meğer o sobada gizliydi,
Birlikte gülüp, birlikte paylaşılan o anlardı.

​Recep Hayal / Hayaloğlu

Recep Hayal
Kayıt Tarihi : 10.08.2026 23:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!