TANITIM YAZISI Gümüşhane’nin küçük bir köyü olan Demirören köyünün de 1979 açtım. Gözümü hayata varlığın en güzeli paylaşmak izzet ve ikram da bulunmak olduğunu bilen bir AİLE’nin sekiz çocuğunun en küçüğü olarak hayat rüzgarı bizleri de kopardı. Güzel köyümden İstanbul da yeni oluşum yeni bir hayat kurarken özümüzden taviz vermeden devam ettik. Hayata yüzlerce şiirle özlemi hasreti anlattım. Bir sonraki nesil bilsin diye koşarken hayat yolunda dünyanın büyüsüne kapılmadan yön alıp yön vermeden hayat yolunda ilerliyoruz. Sevgi muhabbet ve karde ...
Arama dünyada, kalmadı artık;
Sadakat bilen bir dost arama...
Yalan, riya, ihanet sardı her yanı,
Doğruluk, dürüstlük arama artık!
Ya devlet başa ola,
Ya kuzgun leşe kona!
Ak ola, kara ola,
Neydi, nasıl fark ola?
Öyle garip bir duruma geldik ki,
Ne olduğumuz belirsiz gardaş.
Camiler boş, AVM’ler full çeker;
Müslüman mıyız, gayrimüslim mi?
Ayırt olmuyor gardaş, belirsiz!
Ey dünyaya kapılanlar,
Gidenlerden bir ders alın!
İlim, irfan olsun uğraşın;
Sana kalan kârı olur.
Şiirin Hikayesi
Yemen Gazisi Dedem Rasim Hayal, kolundan ağır yaralanıp gazi oluyor. Kolundaki yara çok derin olmasına rağmen, yaralı komutanını dişleriyle kıyafetinden tutup sağlam koluyla destekleyerek revire yetiştiriyor. Bu kahramanlığının üzerine biri gazilik, diğeri cesaret madalyası olmak üzere çift madalya ile ödüllendiriliyor. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Bu vatan için gözünü kırpmadan can verecek Rasim’ler Allah’ın izniyle hiç bitmez…
YEMEN GAZİSİ RASİM HAYAL
Bizim sınırlarımız geniş ve derindir,
Türk’ü ve İslam’ı yok etmek için
Oyun var gardaşım, oyun içinde!
Öz yurduna, öz kardeşine sahip çık;
Bin bir plan var, hainler bir içinde...
Gel sen de uyan, oyun var oyun içinde!
Vatan evlatları şehit olurken,
Gülen yüzleriniz çürüsün hemi!
Askerle iti bir tutan kahpeler,
Eviniz, ocağınız yıkılsın hemi!
Daha dün gibi özümde gelişin senin,
Aklımı başımdan alışın, edişin senin...
Bilinmez bir meçhule gidişin senin,
Benden koparsa da unutturmadı.
Sevmedim senden başkasını, bilesin,
Sevemedim bir başkasını sen gibi aşkla!
Tarifi imkânsız bu duygu bambaşka;
Vatan sevmek, bayrak sevmek, yurt demek...
Sevdaların en yücesi, vuslatın son demi;
Yiğitçe atıldın namert üstüne,
Doğrulttun namluyu, sıktın göğsüne!
O anda melekler geldi, girdi koluna;
"Haydi Fethi kalk, gidiyorsun
Cennet köşküne!"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!