Dipsiz bayırlardaydım, yokuştan çukura inerken,
Ve dağ gibi inatla gözledim, beni düzlüğe atacak patikayı..
Lal feryatlarla adımladım..
En çok da, sırtımın kamburundan süzülen terlerimle, taşıdım yükü..
Sonra, zahmetimken rahmetim oldun..
Islak yokuşlarda, ayak izim oldun..
Bu dağdaki, tek sığınağım oldun;
Haneme direk oldun..
Ben amele olmaya, razıydım madem..
*
Ve yorgunluğu kuşandım, libas niyetine..
Gelip geçici heves değildi, yüklendiğim,
Yarına saklanan, ömürlük azıktı,
Her ilmeğine emek dokudum, kazıdım nasırlı elime..
Ahdettim..
Boncuk boncuk damlayan alnından aldım, sonra guslümü..
Toprak kokan teninden...
Artık, tırmanış saati gelmişti ocağına,
Lakin, bu tırmanışın dönüşü olmamalıydı hiç..
Yorgunluğu ezmeden de, çıkamazdım tepedeki düzlükten..
En irisinden, en ağrılısından, attım bitkinliği,
Acıyı kustum, o an..
Sonra, sızılarımın miracı oldu, gayretine minnetlerim,
Soluğunun gölgesinde, dirlik buldum,
Eşiğinde, fır döndüm,
Ocağının ateşinde durdum hep..
*
Öyle ki, emeğin zirvesindeydik,
Hileye saparsak, ikimiz bir somun etmezdik madem..
Menzile varmalıydık, harama bulaşmadan,
Pişmeliydik, yanmadan önce..
Ahh, piştik, yorulduk..
Onca tembelliğin ortasında;
Seninle, terlemeyi sevdim ben..
Alın yazındaki, çizgileri sevdim..
Ey, sırtında geçimin vebali saklı yoldaşım,
Ömrümün mağarasından, kaçış yok sana..
Gaipten ses işitiyorum, mühürlenmiş bağrım..
Ürkme sakın;
Seni uğurluyorum, emin omuzdasın artık..
Yürü hadi izimden, Hakka gidelim..
Eriyelim, tuzun karışsın tuzuma..
Varsın, dizlerimizin feri sönsün,
Nasır, sözümüzden hoşnut kalsın..
Sonra;
Sofra kuralım, şükredelim, helal olalım..
Ve sayıklayalım, yükü semeri değil, ama bizi..
Çeken, çektiğini çok sayıklar ya hani...
Sahi hamal olan her beden, sayıklamaz mı zaten?
Her emek, sayıklamaz mı?
Helal olsun öyleyse..
Helal olsun...
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 14:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!