Kirpiklerinin sayısını bile ezbere bilirdim ben
var sen düşün şimdi gözlerine nasıl baktığımı
ne zaman bir sen düşünsem kalem kağıda küsüyor
dilim bir ayrılığın ayazında
dudaklarımı sıkıyorum senler dökülmesin diye
teninin tuzlu coğrafyasında ben kırklarımı arıyorum
oysa ne güz di ipek şalın kayarken omuz başlarından
yavaşça dolanırdı parmaklarım o ipek saçlarına
gözlerinde gözlerimi demler aşk yudumlardım kana kana
ah be sevgili
en sevgili
yine gitti yokluğuna bir sigara
yürek tiryakisimiyim
dudak tiryakisimi bilemedim
içimden sana çıkan bütün yollara adını yazmak geçiyor
ellerim titrek
gözlerim bulutlu
ayaklarım takatsiz
paslı ve küflü kokuyor umutlarım
ayrık otları ellerimi parçalıyor
tıpkı aşkının yüreğimi parçaladığı gibi
harfsizim
sensiz
sahipsiz
kimliksiz
öyle yalnızım ki
öyle mutsuzum ki
ayrılışımızın yıl dönümünde
mevlana misali yüreğim kapındayım
tüm ezberlerimi bozup seni yüreğime yeniden yeniden yazıyorum
satır aralarına sıkıştırdığım bir kelime kadar çaresizim
tılsımını yitirmiş tüm sevişmelerim
dumanı tütmüyor artık yarınların
el sallamanın ne kadar acı olduğunu anlıyorum
yavaşça kalkıyor acının giz perdesi
içerde ağlayan gençliğime inat
çocuk gülüşlerimi asıyor sevdadan anlamayan eller
sevdadandır diyorum sessizce
sahipsizce
kimliksizce
ah sevdamın ayazı
iki gözümün aşk çiçeği
yürek dehlizlerimde fay hattı kurdu sözlerin
deprem olup tarumar etti beni gidişin
yıkıldı üzerime sensizlik
ölümün soğuk nefesini şah damarımda hissettim
ilk kez ölmemek için haykırdım gri şafağa
giriden kara ya dönen mutluluklarım ağladı
ve bir damla yaş düştü takvim yapraklarına
helal et sevgili
haramın helali olmaz diyen iç sesime inat
helal et sevgini yüreğime
yasinsiz girmesin toprağa
helal et
Kayıt Tarihi : 18.07.2026 18:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!