daha büyük
bir güç elde etme
peşindeydi che
don kişot’la buluşabilse
yoksa
şiir bir göçtür baba
yolda her iş gelir başına
ve bir başına çekip gitmedir
ne adres var elinde ne pusula
şiir bir gençlik kuşudur baba
gidersen / yarım kalır bu şarkı
saatler durur / konuşmaz duvarlar
kaygıya kapılır camlarda güneş
serçeler kanatlarında unutur uçmayı
saçaklar ıssız kalır
yüzün geceydi
ellerin ayışığına akıyordu
beyaz beyaz gülüyordun
saçların yazdı
diz kapaklarının üstüne kadar çıkmıştı bahar
bu, sarılıp yattığım hasretin…
uzun bir yolculuk…
ayışığı lekesi yastığımdaki
bu, duvardaki kilim
yanan evlerin kül rengi
Kefen de mi yoktu ne
Rüyamda ölü gördüm
Bu kenti
Sonra
Kuşlar da çekip gitti
iki de bir
şu kocaman eşitsizliklere
takılıyor gözüm
acaba
ben olsaydım
HAYRETTİN GEÇKİN
Hayrettin Geçkin, Artvin – Şavşat doğumlu, öğretmen.
Her düşünceden, her kültürden ve her renkten bir çiçek tarlasına dönüşmüş yeryüzü düşçüsü. Şiddet karşıtı ve de… Şairliğine ilişkin yorumu şöyle Geçkin’in: “Kafamda, eğer şair olacaksam, düşçü- gerçekçi / lirik-simyacı bir şair olmalıyım diye geçirirdim. Çabam hala o yönde”.
Üç yıl, Kocaeli Üniversitesi’nin bir biriminde şiir dersleri veren Geçkin’in; Ada, Afrodisyas Sanat, Ahenk, Akademi Gökyüzü, Berfin Bahar, Çalı, Forum Edebiyat, İnsancıl, Kıyı, Şair Çıkmazı, Uzak ülke, On Altı Kırk Beş, Öküz, Bizim Sanat, Eski, Tay, Sanat Cephesi, Taflan ve Varlık gibi ülkemizin önde gelen edebiyat ve sanat dergilerinde yayımlanmış pek çok şiiri ve yazıları bulunmaktadır. Ayrıca bu ve benzeri dergilerde Geçkin hakkında yazılan yazılar da yer almaktadır.
sana kelepçe
senin inandıkların
ikimizden bir ‘biz’ yapma önerisiyle
neden diz çöktüm sanıyorsun karşında
Belli ki, güzel betimlemeler var dağarcığınızda. Neden birkaç şiirle bıraktınız sayfanızı?
Selâmlar...