Hayatın Terzi Dükkânı

Huban Asena Özkan
367

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Hayatın Terzi Dükkânı

Bir köşede, solgun ışıkla titreyen lambanın altında,
İğnesi hüznü diker sessizce, kırık düşlerin kefenine;
Gözyaşları, inci yerine kaybolur kara kumaşın katlarında,
Ölümün soğuk nefesi, parmak uçlarında donarken sessizce.
Diğer yanda renkler fışkırır kumaş yığınlarından coşkuyla,
Davulun tokmağı düşer, nakış olur halayın ateşli izine!
Hayat dediğin terzi işte
Bir eli matem, bir eli bayram diker;
Bir tezgâhta hem ağıt hem marş dokur, gizemli ve inatçı.

O kefen ki genç fidanın körpe omzunda dar gelir ansızın,
Yıllanmış çınarın köküne biçilirken bol kalır nedense.
Bir anne, daha kurumamış beşiğin yanında diker gözü yaşlı,
Bir gelin, düğün duvağını süslerken aynı iğneyle sevinçten.
Makas, acımasız, keser ömrün kumaşını bir anda,
Ama artan parçalardan yeni süslü bir yelek çıkar davul sesinde!
O terzinin masasında her an iki zıt renk kavga eder:
Al karalar umuda karşı, gümüş iplikler hüzne galip gelir bazen.

Bir dikiş, veda mektubunun kat yerini tutar hıçkırıkla,
Öteki dikiş, ilk aşkın heyecanını tutuşturur yürekte.
Aynı iplik, hem yaranın kabuğunu bağlar kederle,
Hem bebeğin ilk patiğine hayat verir umutla örülü.
Düğüm atar zaman zaman, boğazlarda düğümlenen nefes gibi,
Sonra çözer, bir bayrak direğine uzanan hilal şeklinde!
Bu dükkânın çalışma ritmi kalbin atışına benzer
Bir vuruş karanlık, bir vuruş aydınlık; sonsuz bir dengeyle.

Duvarda asılıdır ölçüsüz hayallerin desen çizimleri,
Geniş omuzlu umutlar, daracık sabır pantolonları.
Biri gelir, yırtık ruhunu yamalatmak için kapıdan,
Öteki, zafer cüppesini diktirmek ister gururla gerinerek.
Terzi hiç şaşmaz, ölçü alır kaderin mezurasıyla sırtından;
Ne fazla umut keser, ne de kederi bol bırakır kollarında!
Her bedene göre biçer kaderi
Kimine daracık bir hüzün yeter,
Kimine koskoca bir sevinç bile az gelir.

Bazen dikiş makinesi, gece yarıları inler kasvetle,
Kayışı kopmuş bir hayal gibi durur boşluğa bakarak.
Sonra bir sabah, şafak sökerken yeniden çalışır coşkuyla,
Halay havasına uydurur vitesini, deler karanlığı iğnesiyle.
İplik biter mi sandın?
Her kopuşta yeni bir çile bulunur,
Her düğümde çözülmeyi bekleyen bir sır saklanır!
O terzinin iğnesi hem yaralar hem sarar yürekleri
Bir batışı acı, bir çıkışı şifa; ikisi de aynı elde.

Öyleyse bak!
Şu masanın başında, kumaşlar içinde
Bir yanda ölümün soğuk, gümüş ipliği parlar solgun,
Bir yanda hayatın al kırmızısı coşar, dans eder her nakışta.
Her dikiş izi bir anısıdır bu yolculuğun, acı ya da tatlı.
Korkma kefenin gölgesinden, neşenin ışığı da orda,
Çünkü hayat; bir tarafta gözyaşıyla kefen diken, diğer tarafta davulla halay çeken bir terzidir!

Huban Asena Özkan
Kayıt Tarihi : 6.7.2025 00:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!