Küfür eder gibi yaşıyordu hayatını, hayatımdan çıkarken.
Bir gelin olabilmeyi bile çok görülen bir hayatı paylaşmıştım oysa ben.
Konumum neydi onun için, hiçbir zaman idrak edemeden birde.
Ve ardından mutluluğu sığdırabileceğim bir göz odaya serpiştirmiştim umutlarımı.
Zaman geldi, geçti.
Tek göz oda oldu cennet. İki kır çiçeği ve ben.
İçinde yaşadığı ne vardı, bilmiyor, ulaşamıyordum nitekim.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Kişinin yüreği kendisi için, ya cennettir ya cehennem.
Cennette kalmayı başaramayana bir şey demeye de gerek yok.
Kendi ateşini büyütmeye devam eder.
Ya Sabır!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta