Bir yol düştü önüme,
ne başlangıcını sordular bana
ne de sonunu söylediler.
Bir sabah gözlerime ilişti dünya,
avuçlarım boştu,
ama içimde taşan bir gökyüzü vardı.
Çocukluğum bir uçurtmaydı rüzgârın elinde,
koşuyordum ardı sıra
düşe kalka,
dizlerim yaralı,
umutlarım tertemiz.
Sonra büyümek dediler adına;
omuzlara görünmeyen yükler astılar.
Bir ekmek telaşı,
bir gönül yarası,
bir hasret mevsimi bıraktılar içime.
Yollar uzun, gölgem düştü peşime,
Hasret düştü yüreğimin eşine,
Bir türkü var dolar durur dilime,
Sessiz sessiz akar zaman içimde.
Kimi zaman kalabalıklar içinde yürüdüm,
binlerce ses vardı etrafımda
ama insan bazen
en çok kendi sessizliğinde kayboluyor.
Gülüşler gördüm yüzlerde,
hepsi güneş değildi.
Eller uzandı bana,
hepsi dost eli değildi.
Öğrendim...
Her omuz kardeş olmuyormuş,
her söz yürekten çıkmıyormuş,
her "gel" diyen kapı açmıyormuş insana.
Dağlar gördüm önümde,
aşarım dedim.
Denizler çıktı karşıma,
yüzerim dedim.
Karanlıklar çöktü gecelerime,
beklerim dedim.
Bir rüzgârdım dağ başında savrulan,
Kimi zaman umutlarla doğrulan,
Kimi zaman gözyaşına sarılan,
Yorgun yollar kaldı benim izimde.
Çünkü hayat dediğin
bir savaş meydanı değil yalnız,
bir imtihan köprüsüdür bazen.
Düşersin, kalkarsın,
kırılırsın, susarsın,
ama içinde küçücük bir ışık varsa
yeniden yürürsün.
Bir anne duası taşıdım cebimde,
bir babanın sessizliği vardı sırtımda.
Bir dostun sıcak sözü,
bir çocuğun masum bakışı
bazen bütün yorgunluğumu aldı benden.
Yıllar geçti...
Saçlara ak düştü,
takvimler yoruldu,
mevsimler değişti.
Günler geçti, saçlar düştü aklara,
Hüzün kondu yüreğimde yıllara,
Dertlerimi anlattım yıldızlara,
Bir yaralı sevda kaldı özümde.
Bir zamanlar koştuğum yollar
şimdi beni yavaşça çağırıyor.
Anladım ki hayat;
ne çok kazanmakmış,
ne çok görünmekmiş,
ne de gölgelerle yarışmakmış.
Hayat;
bir gönle dokunabilmekmiş,
bir yarayı sarabilmekmiş,
bir garibin duasında yer bulabilmekmiş.
Kimi dost yarı yolda dönüp gitti,
Kimi söz yüreğime ateş etti,
Gelen zaman nice ömür tüketti,
Bir kırılmış hatıra var dizimde.
Ve gün gelir de
bu yolun son durağı görünürse uzakta,
ardımda taş duvarlar değil,
insan yüreğinde küçük bir iz bırakmak isterim.
Çünkü bir gün toprak
sessizce çağıracak hepimizi.
İşte o vakit
bir isim değil yalnız,
bir söz kalsın ardından...
Desinler ki:
Bir hayat yolcusu geçti bu dünyadan,
yüreğinde hüzün vardı ama sevgiyi eksiltmedi.
Yükü ağırdı ama umudu bırakmadı.
Ve sona doğru bir ses yükselsin içimden;
suskun dağların, kırık yolların, eski türkülerin içinden:
Ben geldim geçtim şu fani dünyadan,
bir avuç sevdayı yük ettim sırtıma...
Bir garip yolcuydum,
bir garip yürektim,
ve adımı rüzgâra bıraktım...
Kul Ortak der, dünya konak yeridir,
İnsan denen bir yolcu gidicidir,
Güzel olan gönülden kalıcıdır,
Bir hoş seda kalsın kalan izimde.
KUL ORTAK
Baki OrtakKayıt Tarihi : 23.05.2026 11:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!