Hayaller kurarız uçsuz bucaksız,
Gerçeğe çarpınca kırılır kanat.
Ne akılda hata, ne fikir haksız;
Kaderin yazdığı başka bir sanat.
Gönül bir deryadır, umut bir gemi,
Süreriz dalgaya, bekleriz demi.
Lakin yazan yazmış kederi, gamı;
Değişmez o sayfa, ezelden berat.
İnsan sanır kendi çizer yolunu,
Felek bağlamıştır elin, kolunu.
Mevla bilir sağını ve solunu,
İrade dediğin ince bir sırat.
Arzuyla başlarız her yeni güne,
Hasretle bakarız bazen de düne.
Rüzgar ne tarafa eserse yine,
O yöne çevrilir koca kâinat.
Kimi saray bekler, kimi bir hırka,
Hepimiz bineriz aynı bir çarka.
Bakmadan isme ya, soylu bir ırka;
Yazılır alına her mukadderat.
Çırpınmak nafile, sular derinse,
Boyun bükmek gerek kısmet neyinse.
Gözyaşı aksa da, bağrın delinse;
Hükmü veren vermiş, budur hakikat.
Varlıkla yokluğun arası perde,
Derman aranır mı düştüğün dertte?
Vade dolduğunda, o son seferde;
Bitiverir birden bütün sevkiyat.
Bunca yıl yorulduk dünya peşinde,
Zehir de bulunur balın içinde.
Felek oyun oynar her bir işinde,
İmtihan dediğin bitmez bir inat.
Sabırla bekledik, şükürle dolduk,
Bazen çiçek açtık, bazen de solduk.
Nihayet "garip" bir noktada durduk;
Haktan gayrısına yoktur müracaat.
Garip Murat der ki; bitti sözümüz,
Topraktan geldik de toprak özümüz.
Kaderde ne varsa görür gözümüz,
Mevla’ya emanet tüm bu mahlukat.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 20:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!