Ne sözler anlatabilir
Şu an sessizliğimi
Ne de mırıldandığım şarkılar
Bahar yağmurlarıyla yıkanırken ellerim
Arkamda bıraktıklarımı özledim
Yüreğimde büyüyen
Mavi bir deniz gibi
Sarılmışken gözlerim gözlerine
Aşksız kalmışlara inat
Yaslandım sıkıca sana
Sen adımı söyledin
Ben haykırdım seni
Yine bir başka görünüyor gözlerin gözlerime
Dolu dolu olmuş, biraz da nemli
Bulutlardan firar eden yağmur damlası gibi
Betona vurdukça yayılır getirdiği senin kokun
Yine bir başka görünüyor yüzün yüzüme
Tomurcuk bir gülün kokusunda
Yaşam denilen şarabın her tortusunda
Yosunlara bulanmış taş parçasında
Adın yazılıydı, hep sen vardın.
Tebessüme susamış dudaklara hasrettim
Sensizdim
Bütün tükenişlerin ardından
Ruhuma dolan sabah rüzgarım
Sessiz ılık ve derinden
Her an seni
Her an, her kalp atışımda
Yaşam belirtim, nefes alışımda
Sen sen diye diye
Ve ben…
Gideceğim bu şehirden
Bir İstanbul kalacak gözlerimde
Bir de sen içimde
Bu gidiş zor
Ilık bir rüzgar
Meltem esintisi
Denizleri aşıp ruhuma dolan
Gözlerimde kaybolup
Yüreğimde son bulan
Düşününce seni
Bu gün 26 Aralık
Mevsime inat bir güneş
Isıtıyor buz tutmuş bedenleri
Bense Sinop Kalesinde
Yapayalnızım
Tutuklu kaldığım hücremde
Masmavi bir deniz
Gözlerimden almış rengini
Derinlere saklanan
Acılardan arta kalan
Ve,
Her savrulmadan
Zamanın kuytusunda yıllarca saklanmış
Saklandıkça kıymetlenen şarap tadında kalmış
Eski defterlerde unutulan iki satır yazıysa mazi
Geçici bir heves gibi anlık yaşanmış
Tarifsiz sancılarla kurulmuş bir yaşam
Hasretin zincirleri eklenmiş her yanına
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!