Düşmanım
Bir el koparıp alacak seni benden diye,
Ellere düşmanım.
Senden daha güzel kokmasın diye,
Düştüğü Yeri Yakarmış
Düştüğü yeri yakarmış,
Gönlüme düştü bu ateş.
Gündüzün gecesi varmış,
Doğdu ve battı bir güneş.
Düşünce
Zaman düşünce,
Mekân düşünce.
Kıldan ince,
Kılıçtan keskince düşünce.
Duygu Kaçtı Ömrüme
Gözyaşı değil onlar
Duygu kaçtı gözüme
Halimi bilen anlar
Duygu kaçtı gözüme
Bir duygu sağanağı başladı
Samanyolu bulutundan oluşup,
Mehtaptan kopan,
Yıldızlar arasından süzülen…
Yokluğuna yağdı sessizce.
Yokluğun ağırlaştı gözlerimde,
Duyulmaz Bülbülün Sesi
Duyulmaz bülbülün sesi, gönlümün feryadından,
Tarumar olmuş gönül gülistanı, artık gülüm yok.
Bir katreye muhtacım şimdi, umut deryasından,
Bahar olmuş ama gülistanı yaşatacak iklim yok.
Görüntüme bakıp da sanma ki, bir uysal koyunum,
Bu can bu tende kaldıkça bil, haktan yanadır yolum.
Kula kul olmak mı haşa, tek Yaratanın kuluyum,
Kanım belli, soyum, atam belli, ecdat torunuyum.
Halkın hakkına uzanırsa el, çekinmez kırarım,
Ey bre edep için sebep arayan gafil
Seni Yaratana yok mu hiçbir saygın
Gönlünü edebe etmedi isen mahfil,
Olmaz elbet Hak için bir nebze kaygın.
Dağlardaki ot kardeştir esen yel ile
Edep Meydanı
Tabela dolu bedeninin her bir yerinde,
Ahlak yarı yarıya yazıyor gerdanında.
Namusta tenzilat yazıyor edep yerinde,
Sonra bir de hak arıyor edep meydanında.
Yüzünü kızartmıyor olumsuz hiçbir sebep
Aklın ermiyor hayra ya da yok sende edep
Sendeki bu ahlak kıtlığı var iken
Ne Karaman kabul eder seni ne Şam ne Halep




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!