Burnumuza Arı Konsa
Burnumuza şaşırıp da bir arı konsa,
Bal mı yedin ki sen derler bunlar.
Sırtımızda bir marazdan kambur olsa,
Ne yüklendin derler bunlar.
Gittiğin günden beri karanlık bu şehir
Soğuk ve karanlık,
Her sokağı hasret,
Her caddesi ayrılık.
Her mevsimi kış,
Her günü Bir Aralık…
Bu Sırra Eremedim
Günler asır oldu da, bir günü göremedim,
Çile oldu yumakta, bir mintan öremedim.
Günler gece oldu da, bir anlam veremedim,
Sevgi sırda kayıpta, bu sırra eremedim.
Yüz on ülkeden geldi çocuklar, Türk dili güzel
Olimpiyatlarda duygu sel gibi aktı, Türk dili özel
Karaman Türk Dilinin Başkenti diyoruz ama;
Çirkin kelimelerle kullanıyoruz hem özel, hem de tüzel…
Çocukluğumu Geri İstiyorum
Mutluyduk biz, kuzu güderken kırda,
Yemeğimiz pişerdi, teflon değil bakırda.
Cennet huzurunu bulurduk, kuru bozkırda,
Nerede benim o mutluluğum, geri verin.
Çöl yoktu Leyladan önce,
Mecnundan önce
Ateş yakmazdı seveni.
Çöl Leyladan öğrendi sevmeyi
Çatladı taşlar kum oldu.
Çok dağıttık bu aşkı çok
Biraz mehtaba
Biraz ormana çamlara
Biraz göle
Biraz dağlara
Dağdaki taşlara
Çok Sevdim Diye Karamanı
Çok sevdim diye Karamanı
Çok kıskandın biliyorum.
Oysa ben Karamanı
Sen varsın diye sevdim.
Çok uzun bir hikaye idi bizimki,
Çok uzun ve çok içli.
Şimdi artık
Hiç yaşanmamış gibi,
Kaf Dağının ardında gizli.
Çok Yaşa Uyanış Gazetesi
Uzun yıllar önce, bir Uyanış başladı Karaman'da,
Toplumun, bir çıkış noktası aradığı bir zamanda.
Tarih, kültür, medeniyet beşiği şehre ışık oldu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!