Ula kemençe iniler
Dağlar horonu dinler
Giresun’un uşağı
Oynadukça serinler
Hey ula hey!
Yaptın kalleşçe plan
uyguladın yalan dolan
Ettin ambarı talan
Hırsızmısın sen dayı.
Doğrudan eğriye saptın
Dağların dumanında
Kaldım sevda yamanda
Kemençe çal başında
Horona kalk bu anda
Atma mani atayrum
Dağa taşa çarpayrum
Kemençem konuşayrum
Horona dalayrum
Hey uşak hey!
Görele vurdu dizine
Tirebolu girdi izine
Horon bilmeyen uşak
Uymasın kemençenin sesine
Kemençe bağırır telden
“İlknur
Kumral saçın dalga dalga, rüzgâr bile hayran sana,
Uzun boyun yıldız gibi, gölge düşmez hiç yoluna.
İyi huylu kalbin var ya, dünya zor bulur benzerini,
Asil duruşun yıkar geçer, kaldırır her engelini.
Gönül bir sır çeşmesidir,
Dökülür söz taşı taşır.
İncitme hiçbir gönülü,
Sahibidir onun Allah.
Gecenin suskununda bir nefes iner dile,
Arayan gönül bulur Hakk’a açılan yola.
Aynada kendim gibi sende gördüm cemâli,
Bir sır çözüldü yine kalbimin iniltisiyle.
Kerem düşer bir sevdaya yanar,
Aslı’sını görünce gönül kanar.
Diyar diyar sürünür yollar donar,
Aşkın yükü ağır gelir insana.




-
Perihan Pehlivan
Tüm Yorumlaramin