Dağların dumanında
Kaldım sevda yamanda
Kemençe çal başında
Horona kalk bu anda
Atma mani atayrum
Dağa taşa çarpayrum
Kemençem konuşayrum
Horona dalayrum
Hey uşak hey!
Görele vurdu dizine
Tirebolu girdi izine
Horon bilmeyen uşak
Uymasın kemençenin sesine
Kemençe bağırır telden
İpe sapa gelmez şeyler yazamam
menfaatim için kimselere kızamam
zeytinyağ gibi hep üste çıkamam
cehennemin narına kendimi asla atamam
HAK çağırıyor hergün hayyelesselah hayyelelfelah
Ne sağcısı, ne de solcusu,
Ne boylusu, ne de boysuzu.
Ne beyazı, olsun nede karası
Hepimiz aslında Allah’ın kulu.
Dalga vurur taşlara, yürek oynar içimde,
Horon dursun der misun, durmaz artık peşimde.
Rüzgâr eser Karadeniz tam meydanın geçinde,
Haydi bre gardaşum, kalk hele de biçimde!
Dağlar arkasında yayla var
Kızlar oynar, horonla sar
Kemençem çalar ince sesiyle
Yürekler titrer, coşar nefesiyle
Ula kemençe iniler
Dağlar horonu dinler
Giresun’un uşağı
Oynadukça serinler
Hey ula hey!
Yaptın kalleşçe plan
uyguladın yalan dolan
Ettin ambarı talan
Hırsızmısın sen dayı.
Doğrudan eğriye saptın
“İlknur
Kumral saçın dalga dalga, rüzgâr bile hayran sana,
Uzun boyun yıldız gibi, gölge düşmez hiç yoluna.
İyi huylu kalbin var ya, dünya zor bulur benzerini,
Asil duruşun yıkar geçer, kaldırır her engelini.




-
Perihan Pehlivan
Tüm Yorumlaramin