Güneş gruba eriyor.
Yıllar geçmişti.
Öyle yıllar ki…
Saçlara ak düşürmüş,
Ellere çizgi,
Şimdi güçlü görünüyorsun Alev…
Çünkü her gelişinde kapıyı her çalışında Süvari kapıda hazır bekliyordu.
Şimdi başın dik.
Şimdi gözlerin uzaklarda.
Şimdi sanki hiçbir şey olmamış gibi yürüyorsun.
Yine çalsam o kapıyı mutlaka açacak diyorsun.
Bayram oldu, cân içinde eski bir efgân döner
Alev’in aşkıyla kalbimde yine hicrân döner
Kurban ettim benliğimi bir nigâhın uğruna
Her gece gönlümde bin bir hançer-i sûzân döner
Gecelerde türbelerde ararsın derdine râh
Bilmezsin kim aşk ehline gönüldür aslî dergâh
Nice kandîl yanar ammâ sönüktür sensiz içim
Bir duân erişse yeter, kalmaz içimde bu âh
Türbelerdir gezdiğin hep, gizli bir dermân için
Bilmedin bir gönül vardı sende kalan cân için
Her gece bir taş duvara döktüğün o gözyaşı
Bir harâb olmuş kalbin de beklerdi ihsân için
Gece sessizdi.
Ama o sessizlik huzur değildi.
Bir yangının ardından kalan küller gibiydi.
Dokunsan dağılacak,
Üflesen savrulacak,
Ama altında hâlâ kor taşıyacak kadar sıcak…
Erişti Kurban da düştü gönül mülküne bir âh
Alev ile yandı cânım, erişmez bana penâh
Tekbîr ile dolmuş iken ufuklar seherinde
Ben şevk ile ağlar oldum firâkınla her gâh
Gözlerin bir başka âlem, baktığın her yer hazân
Ben sürûr ararken oldum derd içinde bî-amân
Bir selâmın kâh devâdır, kâh içimde gizli kor
Alev oldun, yaktın amma etmedin bir kez beyân
Hayâl oldun gecelerde, dîdeme sevdâ gibi
Alev düştün gönlüme sen, yaktın âteşhâ gibi
Beste oldun rûhum içre gizli bir mûsikî
Her bakışta ince ince ağlayan bir nây gibi
Gece yine aynı geceydi.
Yağmur yine aynı yağmur…
Ama bu kez değişen biri vardı.
Alev…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!