Aşkın huzurunda çatal iğneyim,
İkiye büküldüm bekleyeceğim.
Birisi aklıma biraz bastırsa,
Yay gibi açılım göstereceğim.
Sevgilim mum sandı yakıp unuttu,
Gençliğine güvenip,bu kadar mağrur olma,
Bir gün sende yılların,vefasını görürsün.
Sümbül gibi saçları,tavus gibi sallama,
Bir gün poyraz ters eser,cefasını görürsün.
Sefalet içinde doğup büyüdüm,
Cehalet içinde kalmakta varmış.
Uygun adım marşla düzgün yürüdüm,
Lakin daha beter olmakta varmış.
Dinin göbeğinde hukuk ararken,
Fanilere dalan benim,
Böyle gerçek sanan benim,
Her güzele kanan benim,
Sonum hüsran olup gitti.
Vefa yokmuş güzellerde,
Bu yıl ayakkabımın,
Tabanı eskidi.
Pençe attırdım,
Bir de ökçesine,
Taban yaptırdım.
Ayrıca altına kale gibi,
Hey gidi gençlik hey...
Ne meyhane bilir,
Nede kızlara takılırdık.
Amelelik yapar,
Karın doyurur,
Kredi parasıyla ilk işimiz,
Vereme tutulmuş gibi ,
Tek tek öksürüyorum .
Bir tenha da unutulmuş ,
Kardelen gibi üşüyorum .
Fakat ,
Ruhum;dalga dalga bulutlar gibi,
Her rüzgar vurunca dağılmaktayım.
Gençliğim veremli umutlar gibi,
Sığır niyetiyle sağılmaktayım.
Dağlardan,kırlardan,kaçan kuşmuyum,
Sevda bulduk içiyoruz,
Kendimizden geçiyoruz,
Olgun ekin biçiyoruz,
Veren Allah şükür deriz.
Bize böyle çok verirsen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!