Ölüm kol geziyor zaten,
İstanbul sokaklarında.
Kurşunla karışık,
Karbonla barışık,
Eksoz dumanı soluyoruz.
Geceleri kasvet basınca hemen,
Huzurdan af dile söyle öyle gel.
Bir kâbus çökerse sarsınca hemen,
Allah'a yalvarıp dinle böyle gel.
Zenginlik parada pulda değildir,
Sevgili uğruna şarap içerken,
Şiraz’lı Hafız’ı gördüm sanırsın.
Çiçek bahçesinde ömrün geçerken,
Şiraz’lı Sadi’yi buldum sanırsın.
Koskoca divanda aşktan şaraptan,
http://dusunceuretelim.blogspot.com
Sevdiğim bu gün bir arzû hâlim var,
Çorak toprakları ekelim haydi.
Bülbül gibi dertli âhû zârım var,
Bir gazel de senle çekelim haydi.
Çözemedim bu sırrı,
Hayalimde düş benim.
Madde meçhul esrarı,
Almaz kafam boş benim.
Sesten hızlı ışık var,
Fizikten anlamaz mühendis gibi,
Rabbini tanımaz muhteris gibi,
Fitneyi fesada katarak yazan,
Besleme basından havadis gibi.
Yazana bakmayın ezene bakın,
Anlamaz hayatın gerçeklerinden,
Kabuslar içinde yüzer gibiyim.
Bıkmışım dünyanın zevzeklerinden,
Mecnunlar misali gezer gibiyim.
Kafam başka yerde aklım seferde,
http://dusunceuretelim.blogspot.com
Efkâr bastı, hüzün taştı, bu günde,
Kadehi kadehe, vurmakmı lazım.
Kalbim düğümlenir her gördüğünde
İlmek ilmek bunu çözmekmi lazım.
Dalgalandım dile düştüm,
Gonca oldum ele düştüm,
Yaprak gibi sele düştüm,
Sanmak bana yakışmıyor.
İlkbaharda gün doğarken,
Seni görmek bilmek varmış.
Her seherde nur yağarken,
İlmek ilmek örmek varmış.
Şarkıların nağmesinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!