Cahil ile bir sofrada,
Kaşık çalıp meşk eyleme.
Durup sohbet dergâhında,
Sakın bakıp aşk eyleme.
İlim bilmez irfan bilmez,
Sen gidersen bu beldeden,
Aha bende gidiyorum.
Rüzgarın dan esen yelden,
Haberini bekliyorum.
Biraz önce yaprak düştü,
Evliyalar yurduna, hürmet için gelmişiz,
Biz dünya da Cenneti, Kastamonu bilmişiz.
Siyez derken Daday’ı, pirinç derken Tosya’yı,
Bilsek bile sarımsak, kokusunu sevmişiz.
Bakın hele şöyle dağlara bakın,
Dağların üstüne ateşler yakın,
Gördüğün bir cennet değilse eğer,
Kastamonu gelmiş ayağa kalkın.
Yiğitler,erenler,otağlar kurmuş,
Cennette Kevser den ırmaklar varmış,
Yeşil vadilerden doğup akarmış,
Biz zaten cennette doğmuşuz dostum,
Ilgaz dağlarını fidevs’ler sarmış.
Böylesi havayı,doğayı gören,
Sıra sıra kavaklar,
Sarı sarı yapraklar,
Gene gelmiş sonbahar.
Kavaklar çevresine,
Damda yatan köpekleri,
Gelip geçen kardeş sanar.
Hele versin kemikleri,
Dostluk biter kavga başlar.
İnsanların iyisine,
Cüppe giyme, sarık takma,
Namaz kılıp caka satma,
Fikri zikre yandaş yapma,
Müslümanca yaşa yeter.
Şekil şemâl senin işin,
Günahsız kul var mı yalan dünyada,
Kimi hınzırlıkta kimi kavgada.
İslam'ın ön şartı adalet dense,
Cenneti görürdün belki rüyada.
Hasan Arpacı,2016,Üsküdar
http://dusunceuretelim.blogspot.com
Sen bir çilek olsan, bense bir bade,
Al al dudaklara, dokunup gitsek.
Kırda tüm Çiçekler sana amade,
Bizde bir roman gibi okunup gitsek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!