Sen dillere destan biri olsanda,
Küçük dünyaları sen yaratsanda,
Yatları, katları hep kapatsanda,
Artık o hallere mazidir derler.
Bu gün rağbet para pulun üstüne,
İplik kadar su için,
Resim çekip dağıtan,
Turistleri çağırıp,
Sular ile oynatan,
Vadinin ortasında,
Tepenin arkasında,
Bir tek ağaç ne yapar.
Güneş ona doğar,
Gölge onundur,
Rüzgar ona vurur,
Parasız yatılıda,
Devlet arkanda,
Yemekler bedava,
Her zaman olmasada,
İlimle irfanı toprağa katıp,
Aynı kabristana koyup gideriz…
Makamı yükseği makamsız yapıp,
Ölü niyetine satıp gideriz…
Dört çeker jeepleri enkaz altında,
Hayat böyle bir su gibi,
Akıp gider bakınırsın.
Bazen olur avu gibi,
Dövünürsün yakınırsın.
Çocukluğun hayal meyal,
Kırıta,kıvırta yürüyen dilber,
Satarsan dünyayı kaç para eder.
Durak’ta oturan yaşlı teyzenin,
Haline bir baksan sana da yeter..
2011,Kadıköy
Bu halinle huzur hakka,
Varamazsın demedim mi.
Haram yeme haram içme,
Doyamazsın demedim mi.
Yarın uçar canlar can'ın,
Usul,usul,
Yavaş,yavaş,
Bitiyor bu savaş.
Bak işte gün batıyor,
Irmaklar kendi halinde,
Sallayın sarığından, tut atlas cüppesinden,
Şatafatlı sofranın, çekiver örtüsünden,
Adaletle, ezanla, huzursuz etme sakın;
Kibiri eksilecek belki asaletinden...
Dokunma Müslümana o; keyfini sürmekte,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!