bir sohbetin huzurunu
bir akşamın serinliğine bıraktım.
masada iki fincan kahve vardı,
biri acı
biri hatıra.
dumanı ağır ağır yükseliyordu göğe,
ama kokusu kalbime siniyordu.
insan bazen konuşmak için değil
susmak için oturur masaya.
çünkü bazı sözler vardır
dile gelmez,
ama insanın yüreğinde
bir yangın gibi dolaşır.
ben o yangını tanırım.
bir bakıştan doğar bazen,
bir gülüşten büyür.
sonra bir gün
hiç ummadığın bir anda
koca bir sevdaya dönüşür.
ama sevda dediğin
her zaman kavuşmak değildir.
sevda bazen
bir sokağın köşesinde kalır,
bazen bir şarkının içinde,
bazen de bir fincan kahvenin
acı tadında.
işte o yüzden soruyorum geceye.
bir sohbetin huzurunu,
bir acı kahvenin hatrını
hangi sevdanın ateşine yakayım?
çünkü bazı sevdalar
yangın çıkarır insanda.
ama kül olmaz insan,
yanarak öğrenir sevmeyi.
bir şehir düşün
geceleri yalnız yürüyen.
bir adam düşün
içinde bin hatıra taşıyan.
o adam bazen durur
bir sokak lambasının altında
ve geçmişi hatırlar.
bir kahkaha duyar uzaktan,
bir ses gelir kulağına.
sonra anlar,
bazı insanlar gitse bile
yüreğinden hiç gitmez.
hayat dediğin nedir ki zaten.
biraz hasret,
biraz umut,
biraz da yarım kalmış hikayeler.
ve insan en çok
yarım kalanları hatırlar.
bir gün yine bir masa kurulur belki.
kahveler yine acı olur
ama sohbet sıcak.
bir dost gelir yanına,
bir akşam çöker şehrin üstüne.
ve insan o zaman anlar.
dostluk bazen bir şiirdir,
sevda bazen bir yangın,
hayat ise
ikisinin arasında
sessizce akan bir nehir.
ben hala o masadayım.
bir fincan kahvenin dumanında
geçmişe bakıyorum.
ve hala soruyorum kendime.
bir sohbetin huzurunu,
bir acı kahvenin hatrını
hangi sevdanın ateşine yakayım?
belki hiçbirine.
çünkü bazı hatıralar
yakılmak için değil,
insanın kalbinde
köz gibi saklanmak içindir.
sönmezler.
ama insanı
ömür boyu
ısıtırlar.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 12.3.2026 19:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!