Dilin bir bekçi gibi, manâ kapında dursun
Kalbin dilden çıkana,hakikat mührü vursun
Zâtın sâfi mirâtı
Her idrakin sıratı
İnsanlığın berâtı
Muhyiddin el Arabi
Münafığın huyudur hep , dâim dışını boyar
Sen ona gözüm desen,tutup o gözünü oyar
O insan dedikleri , kuru bir isim değil
Baş gözüyle görünen,şekil ve cisim değil
Doğruluktur şiârı
Adalet mi? miyâri
Gönlü garib diyarı
Pehlivan Mustafa'nın
Merd olana yârendir
Nalına, mıhına...
Hakikat, asılı , zül'den sayanın
Cahili Hüdâ'ya,kuldan sayanın
Nadânın zevkini, halden sayanın
Hevâsı, hevesi, halına tükür
Namaz
Ölünün kitabını diri okur anlamaz
Kabre giren akılı,göğe çıkarır namaz
Ey güzel, sözünü erine söyle
Ağyâre duyurma,derine söyle
Sözlerin hep yerli yerine söyle
Hınzıra boncuğu takma kardeşim
Taptuk dergahında, molla Kasım kalır akıl
Yunus olmak dilersen,var gönüle nazar kıl
Gönülken akla sapan
Daima nisbet kapan
Kendi nefsine tapan
Aşkı nerden tanısın
Düşüncesiz,derdi yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!