Neydi yıllar sonra beni bu eve çeken
Belki de onu anlamak için buradayım
Bir zamanlar koşarak girdiğim kapıdan
Şimdi hırsız gibi ürkek adımlarla yürüyorum
Kapıyı açınca görmeye alıştığım
Hatırlıyor musun, yıllar sonra ilk karşılaşmamızı
Koşarak geldiğim o Salı akşamını
Bir elimde çiçek, diğerinde teskerem vardı
Kapıyı açan sanki sen değil başkasıydı
Umutsuzca gözlerime bakıp
Yok edin elimdeki bu kalemi
Susmuyor haykırıyor gerçekleri
Nasılsa hava karardı
Büzülmüşken karanlık kuytu bir köşeye
Örtün üstümü, örtün toprakla
Örtün ki sevmek neymiş öğrensin bedenim
Başı boş bu sabah caddeler
Rüzgarsa olabildiğince serseri
Bak, yine dağıttı saçlarımı
Alışmıştım savrulan saçlarımı toplamana
Elim gitmiyor ki, düzelteyim
Bir isyan kemeri belimdeki
Bir isyan kahkahası dudaklarımdaki
Ve; İsyandı gözlerimdeki
Tek gerçek, senin sevgindi anne
Bir yalandı mazim
Getirmek istedim duygularımı dile
Bir buluttan boşalan yağmur sesiyle
Dönüp dolaşıp konsun istedim yüreklere
Son durağı sevgiyle bitsin diye
Sonra kanatlanıp uçsun istedim özgürce
Ne ağacın yeşili, ne kuşlar
Başım dönmeye başladı
Büyüyen demir parmaklıklar arasında
Öylece tavanı izliyorum
Radyom, dostlarım! Neredesiniz?
Ben yeterince ağladım ardından
Geceleri bitmeyen ayrılığımıza
Güneş doğarken o yalanlarına
Geriye kalan tüm zamanda ise
Aşkımıza ağladım
Ben ikimiz içinde ağladım
Bir şiir yazmak istedim baba
Beceremedim
Seni doğayla anlatmak istedim
Bütünleştiremedim
Çok şeyler istedim
Sen; Yaşayamadığım mazimde
Sensiz gelecek yarınlarımda
Sensiz geçen şu anda
Dudaklarım da gizlediğim derin bir ‘Ah’ da
Anlayamadığım duygularımdasın




-
Nilgün Kula Yılmaz
Tüm Yorumlarben nilgun kula yilmaz 2003 2004 yillarinda hamza kaya rumuzuyla bu sayfada siirlerimi paylastim simdi kendi ismimle sitede siirlerimi paylasmaya devam ediyorum bilgilerinize sunarim saygilar