Salına salına yürüyen yarim
Güzel yürümenin sırrını söyle
En güzel renklere bürünen yarim
Böyle görünmenin sırrını söyle.
O ceylan gözlerle melül bakarsın
Yokluğun beni ıstıraba götürdü
Hasreti acıya banıp getirdi
Anlık kayboluşun beni bitirdi
Olduğun her ana sonsuz teşekkür.
Bir saniye de olsa yokluğun ölüm
Okul bahçesinde nöbet tutan Süreyya…
Hazan sonunun o kırık sarısı dokunuyor yüzüne,
sanki rüzgâr, öğleden kalan bir hüzünle
Önlüğünün yakasında geziniyor.
Biraz soğuk mu ne?
Avuçlarına üşüyen sessizliği alıp
Tez canlısın dedin ya,
Meleğim.
Kırılganım, sabırsızım, tez canlıyım ben.
O ilk günden beri,
Heyecanlıyım ben,
Yüreğim kırık parçalarla dolu,
Güzel ülkem benim canım Türkiye'm
Kaçıp, seni terk edenler utansın..
Helal olsun sana kanım Türkiye'm
Sana vatan demeyenler utansın
Ey bütün dünyaya bedel Türkiye.
Altaylardan Ötüken’den ilk devlet
Etrafa nam saldı "Türkler geliyor"
Çin sarayında korku var elbet
Sete karar kıldı "Türkler geliyor"
Maveraünnehir çıkış yerimiz
Bir ağaç dik nefes olsun dünyaya
Tüttürme ki o nefesler kokmasın
Çayır, çiçek, yeşillik kat doğaya
Çocukların bozkırlara bakmasın
Uygur Türeyiş destanı erkek bir kurttan bahseder.
Bozkurt sesini andıran pek çok çocuktan bahseder.
Dokuz Oğuz ve on Uygur savasçılardan bahseder.
İşte o yiğit nesilden gelen soydaşım ağlıyor
İnsan hakları diyenler, seyrediyor mezalimi.
Biliyor musun odam, pencerem, yastığım ?
Vuslatın harika geceleri çoktan bitti.
Rüyadan henüz uyandım.
Bu sabah,
Hem de ne rüya,
Tatlı başlayan,
Boşuna dil dökme her şey ortada
Yalancı olduğun sözünden belli
Bu iki yüzlülük getirmez fayda
Riyakarlık senin yüzünden belli
Bir sözün doğruysa ikisi yalan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!