Artık hüzünleri yüreğime nakş edeceğim
Halepçe'yi türkülerime sararak
napalm yağmurunun altından
çocuk ölülerinin yamaçlarından geçeceğim
elma çürüğü kimyasal kokularını
misk gibi mendilimin arasında saklayarak
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



