Üç yüz altmış beş günümü
Kopardım bir bir takvimden
Acı tatlı geçirdim ömrümü
Nasibimi aldım kaderden
Zorda kalsam kıyameti koparmam yürekten
Cumhuriyetin meşalesi öğretmenler
Öğretmede idi nasıl okunurdu kelimeler
Türlü türlü dizeler güzel deyimler
Ufkumuzu açsın diye onlar öğretirler
Benim de öğretmenim vardi
Fırtına mı kopacak
Poyraz sert esiyor
Uyuyan deniz uyanıyor
Her çırpınışın da
Kabına sığmayacak
Alim bir çuval pirinçte
Tek tük çeltik gibidir
Bir çuval pirinci toprağa eksen
Aralarında çeltik filiz verir
Uzaktan hasretine yanarsam
Kalbim sende kime yalvarsam
Geceleri sensizliğe ağlarsam
Bitmez sana kara sevdam
Aşkın hançerini vurdun bağrıma
Asırlık çınar ağacı gibi
Toprağını seven
Biz bir milletiz
Dili farklı kültürü farklı
Mezhebi ayrı ayrı dinden
İnsan gibi yaşamayı
Ne dönen çarkın dişlisi
Ne işçinin haklı direnişi
Mücadele hayat mücadelem
Avcılar Samatya arası
Bir ömür yol oldu gece yarısı
Sorumluluk erdemliktir
İnsan gibi yaşamak yaşatmak
İstiyorsan yürekten
Zincirin halkaları gibi
Sıkı sıkıya kenetlenmeli
Muhtacız birbirimize
Yaz be katip benim arzu halimi
Her gün zehir kustu o yarin dili
Neler gördüm neler bu genç yaşımda
Yaz be katip benim arzu halimi
Ayrılık kurtuluş olur mu bilmem
Beni benden çalmayacaktın
Bin acı içine atmayaçaktın
Susma bir şeyler söyle
Bir efsane yarataçaktın
Üstüme gelse dünyalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!