Sevdaya düşenin yolu taşlıdır
Gonca güle yanar gözü yaşlıdır
Volkanlar kaynar sevenin bağrında
Dertlerle doludur o genç yaşında
Bulanık su gibi aktıkça durulur
Beni benden çaldığın gün
Uykularım param parça
Sevdim seni düştüm aşka
Aklım firar etti o gün
İlk göz ağrım yürek sızım
Bana da talihim güldü sonunda
Bitmedik ot bırakmadın başımda
Hazır ol artık sıra geldi sana
Eski günleri ara yana yana
Sevdim ağlattın dünyamı karartın
Işıl ışıl baktı gözlerin bana
Yüreğimde kıpır kıpır heyecan
Bir tatlı tebessümdür beni yakan
Yeşil gözlerin beni benden alan
O içten bakışın hatıra kalan
Kara taşların karadır yazısı
Kul azınca haktan gelir belası
Yeller eserken yanar mı çırası
Çırayı yakmaya haktan el gerek
Kara taşın özünden sular çağlar
Tek çare sensin tutuver ellerimden
Tut da bırakma yetim yüreğimden
Bu ne sevda ölürsem kederimden
Dile düşmeden bir yer ver kalbinden
Gonca gül gibi aç gönül bahçemde
Çemberin çevresi mavi oyalı
Evleri var anam sarı boyalı
Günler ay gibi geldi de geçti
Bu sevdaya ben düştüm düşeli
Seher yeli götür al yare beni
Gelince ömrün son demine
Ne çok şeyler istersin gönül
Bağ bahçe vermiş hak kimine
Bir pulun yok dünyada gönül
Zengin malı candan kıymetli
Vaz geçmem gülüm gülüm gülüm senden
Seni nasıl sevdiğimi bilsinler
Ger gün beni topraklara gömsünler
Sevdim seni gülüm ölüm ar gelir
Benim yoluma pusu da kursunlar
Yollara düştüm karanlık gecede
Umut bitiyor aldığım nefeste
Gece karanlık yar şafak doğmuyor
Yürüdüğüm yol ömrümden alıyor
Kurşun gibi hedefe ulaşsam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!