Hayat bataklık sanki ben düşmüşüm
Çırpına çırpına her gün yaşıyorum
Acılar bir yana hasret bir yana
Aklımı ben kaybetmek istemiyorum
Pembe hayaller kurmak çoktan geçti
Bana gelme sen güzelim nazılan
Çalıp oynatırım yar ince sazılan
Görür kıskanırsın üç beş kızınan
Aç kollarını bir tanem sar beni
Ambarda buğday darıyı kuş yemiş
Deryada Yunus olsaydım
Dalıp dalıp yol bulsaydım
Bayramım olur mu benim
Yari bulunca sarsaydım
Deniz de dalga dağ da duman
Ayrıyım yardan esme seher yeli
Mecnuna döndüm gören diyor deli
Gurbet ellere düştüm yar düşeli
Hasretin yaktı viran ettin beni
Bizim sılaya bahar yaz geldi mi
İnsan oğlu neden kader kader der
Yaşadığı günü günden saymaz mı
Mevlam dağına göre kış verirken
Yazılan kaderi kader saymaz mı
Ay buluta girse gece kararır
Kapıdan girdim acılar diyarı
Yürek yakar figanları feryatları
Viran olmuş of yalan dünyaları
Sebepsiz ayrılık yakar canları
Kadere yüklemiş bütün suçunu
Elli yedinci alayda toy yavrular
Ayağında potin yok çarığı var
Sacları kınalı körpe kuzular
Mavzeri elinde boyunu aşar
Analar yiğidin salmış cepheye
Yüreğime acı çöktü
Derdimi ben kime desem
Hasretin boynum büktü
Şehriban Şehriban Şehri
Çiçek gibi solan benim
Ormandan odun kestim kucak kucak
Sözünde o yarim nasıl duracak
Anam babam ister size varacak
Selam saldım sana yar kucak kucak
Bizim dağda odun kütük meşedir
Bu aşkın yükünü zordur çekerim
Sahralara düşen Mecnuna döndüm
Hasret ateşinde yanar yüreğim
Göz yaşlarım her gün akar sel gibi
Geldi geçti ömür esti yel gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!