Gömüyorlardı insanlığı Arap çölünde
Satıyorlardı namusu Batı elinde
Ağlıyordu millet-i İbrahim
Zalim firavunların elinde
Acımıyorlar başına ayet inene
İsterdim bana yakın olmanı
Aynı mahallede aynı cadde de
Komşu olmak bekli de
İsterdim seni yakınlarımda hissetmeyi
Evinizin önünden geçerken pencerene bakmayı
Oturarak bir köşeye
Yağmur yağıyor vakit gelmiş
Ceketimi verin zaman serilmiş
Gitmeliyim bu diyardan
Belkide ayrılmalıyım yardan
Sokaklarda giderken kaldırımlar takip etsin
Başım önümde gözlerim adımlarımı seyretsin
Yaz kalemim senin işin ne ki başka
Bir türlü kavuşamamış gönlüm aşka
Ne lazım gelir onu anlatmaya
Yazmak için içi mürekkep dolu kaç hokka
Gökyüzü kağıdım kuşlar kalemim oldu,
Sen yazan kalemin mürekkebi olmayan, güller soldu,
Güller matem doldu, güller gökyüzüne şimdi ,
Seni çizseydiler eğer; kalem değdi mi
Ay tenin yıldızlarsa, gözlerin olurdu
Uyandım ki bir vakit yine sabah
Uyandım mı ki gerçekten eyvah
Aydınlatır sızan penceredeki ışıklar
Odamı birden kaybolur karanlıklar
Ya içimde ışık görmeyen yer
Zifiri karanlık, önündeyse bariyer
Her adım bir kayboluş sokak sokak
Belirsiz, birbirine girmiş siyahla ak
Günlerim gecelerim
Uzattığım ellerim
Hep öksüz hep kimsesiz
Seni zikreden sözlerim
Çok güzel kokardı
Kitapları vardı birde
Ya kendisi kitapları gibi
Ya kitapları kendisi gibi kokardı
Seni ararken ben bir âmâyım
Bin tane kusuru barındıran bir sînayım
Gönlümde tecelli eden sensin
Rahmet edecekte, azap edecek olan da sensin




-
Sema Nur
-
Rabia Çelik
Tüm YorumlarTebrikler. Başarılarının devamını temenni ediyorum ????
çok başarılısınız