Ya Rab ruh bedene sığmıyor
Taşıyor Türk evladım Anadolu’ya sığmıyor
Düşüyor cânâna ulaşmak için yere
Bağımsızlıktır uğruna verilen mücadele
Mücahitler düşmanı sel gibi önüne katıp gidiyor
Baharın adı dillerde
Mor menekşeler
Yahut sümbüller
Örtü gibi yerlerde
Hep kokusu baharın
Seven gönüllerde
Aydınlık caddelerin karardı kalbim
Bir ışık hüzmesi arar oldu gözlerim
Yoksa beni bana mı bıraktın rabbim
Her yol ayrımında daha da kayboldum
Her adımda çarptığım yabancı gözler
Adeta kalabalıklar içinde yalnız kalmaktı
Şark ellerinden bir bayrak
Uzanır, Garba dalgalanarak
Gölgesinin düştüğü yerler
Coşar onda bir huzur bularak
Gökte gök kubbenin en üstü
Bilmem ki; nedir gönlümdeki bu acı,
Sensizlik midir ruhumdaki sancı.
Yoktur benim öyle çeşit ve dandik adım
Koyulacak olsam bir kefeye kaçar tadım
Şekli şemali birdir görünüşüm bakılınca
Bir rengim değişir oda güneş çıkınca
Gözdeki birer yansımaydı senin suretin
Gerçek olsaydın olmazdı bu yol dik ve çetin
Kalbe serin mi serin, zehir mi zehir olan
Yalnız senin görünce güldüren benzin betin
Nur cemalini görmek bu cana yetti
Bu güzel aldanış sana kesilmiş bir biletti
Hergün doğması bahaneydi yıldızın ayın
Tek ışığı sendin gecemin karanlığının
Kapılar açılır kapılar kapanır
Saadeti sende aramayan gönül yanılır
Taş koy istersen bağrına yinede kar etmez
Yare kavuşmak için ardından koşmaya bir ömür yetmez
Yirmidokuz harf yetmez vuslatı anlatmaya
Yirmidokuzudur şubatın az kaldı kavuşmaya
Yolları aşındırdı gözlerim bakamaktan
Aciz kaldım yollarda seni aramaktan




-
Sema Nur
-
Rabia Çelik
Tüm YorumlarTebrikler. Başarılarının devamını temenni ediyorum ????
çok başarılısınız