Hakikat Fermanı Şiiri - Sadık Kocabaş

Sadık Kocabaş
1032

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Hakikat Fermanı

HAKİKAT FERMANI

Uğultulu bir sessizlik çöker dağlara,
Yıldırım şavkını vurur bağlara,
Gök yüzü bürünür kara ağlara,
Kopacak tufanı sen o zaman gör.

Gök çatlar da derya tersine akar,
Hainin nifakı özünü yakar,
Gafil olan her gün dünyaya bakar,
Cahili ehili sen o zaman gör.

Zulmün sarayları yerle bir olsa,
Mazlumun gözyaşı deryaya dolsa,
Şu fani bedenin sararıp solsa,
Güzeli çirkini sen o zaman gör.

Sessiz feryatlarım dağları deler,
Yazgım bu başımı dertle de eler,
Hakk’ın katında kurulur eller,
Fırtına boranı sen o zaman gör.

Arsızın sofrası haramla dolsa,
İki yüzlü olan sararıp solsa,
Dünya dedikleri bir düş olsa,
Yalanı gerçeği sen o zaman gör.

Kurt kuzuya binip hüküm sürerse,
Alçak gelip yiğit bağrın yarerse,
Kötü olan sefasını sürerse,
Aşağıyı yüceyi sen o zaman gör.

Gönül aynasına paslar çökerse,
Kul olan boynunu kula bükerse,
Ölüm meleği canı tenden çekerse,
Vadesi dolanı sen o zaman gör.

Köprü üstünde yollar daralır,
Karanlık çöker de güneş kararır,
Herkes ektiğini bir bir dererse,
Hasadı harmanı sen o zaman gör.

Kibir kalesini yıktım yer ile,
Yoğruldum çileyle, piştim nâr ile,
Kavuştum sonunda o gizli yâr ile,
Dervişi sultanı sen o zaman gör.

Çile tezgâhında bitti bu emek,
Haramdır bizlere kibirle yemek,
Nasip olur ise "Ben Hakk'ım" demek,
Kalemsiz Şair’i sen o zaman gör.

Sadık Kocabaş
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 22:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!