Bir sabah rüzgarında
Bir kuru çalı gibiyim
Fındık dalından düşen
Rüzgarlar götürür
Gitmek istemediğin yere
Fırtınalar Savurur
Yağan yağmurda yatsam çimenlere
Doyasıya seyretsem dalsam hayallere
Mutluluk yağmuru çileştir
Saçımdan ellerime dol
Mutluluk yağmuru çileştir
Boşa geçti yazım kışım
Yorgun düştü gönül başım
Tutunacak dalım taşım
Ne diyeyim sana ömrüm
Bir vakit sırtımı dayadım
İki Köyüm var aslında
biri Annemin koyunculu köyü,
diğeri ise babamın Eceli köyü,
Her ikiside kalbimin cenneti,
İkiside çocukluğumun öyküsü.
Bir eski fotoğraf kaldı masamda,
Tozu bile senden kokuyor hâlâ.
Pencere önünde bekler akşamlar,
Adını fısıldar sessiz sokaklar.
Acılar bitmiyor Yazılan Kader
Ben huzur ararsam bir gece çokmu
Sarılıp bir köşede Uyumak için
Yaşayıp görecek bir vaktim yokmu
Sarılıp köşede Uyumak için
Yaşayıp görecek bir zaman yokmu
Gece Sabahına kavuştuğunda
Geçen günleri Özlersin
Gündüz akşamına kavuştuğunda
Yarın olacakları beklersin
Hiçlik makamındayız
Hoşgeldin Sultanım hoşgeldin
bir baharın gelişi gibi bekledik seni
Öksüz Ağacını kaybetmiş yapraklar gibiydik biz
sen geldin ya tekrar bin olduk dallarda
Bir sonbaharda yine dökülsekte yine geleceğiz biz ..
Bazen hiç bilmediğiniz yerdesiniz
Bazende içinden çıkamadığınız
Tekrar eden Eğri büğrü Rüyalar
Bıraktığınız Yeri bulamamak
Patika yolları aşamamak
Kırmızı Kar yağınca Bir zemheride
Gökyüzü kan Ağlar arkandan bilirsin
Soğuk ayrılıklar deler yüreğinide
kardelenler ağlar arkandan, gidersin
Bir rüyadayım rüzgarlar elimden tutmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!