Kanlıca'da aşk
Güneş değiyordu yüzüne
Çok güzeldi
Gülümsüyordu
Konuşuyorduk
elleri kalbimde
Yanmadan yaşandı
Mesele dağın ardını görmek
Anlatmama rağmen
Anlamadılar hiçbir şeyi
Hiçbirisi..
Bir yaz gününün ismi
ıslak bir bronzlaşma akşamı
yalan yere bir rüzgar
sanki olması gerektiği yer
burası değilmiş gibi
ilk önce soluğunu hissediyorum gelenin
Ellerimden tut benim
Bırak yanlızca bir adın kalsın
konuşmayalım bu dünyayı
gözlerin kalbimi yaksın
sonra;
Tan yeri henüz yeni ışımıştı
martılar tek tek iniyordu
yalnızlar kentine
önce mavi bir duman sardı gökyüzünü.
ardından
hüzün yüklü bir bulut selamladı
Zaman
öylesine çabucak
geçen zaman
yenildiğim yiğit
özledim akıp gitmediğin
ben daha yokken
Şimdi evimdeyim
Az ama uzun yaşamıma
Neler sığdırabilirim kim bilir
Bir anda yoklarım varlığı
Olmadığımı bile bile
Doğduğumdan beri
İnsanız
şerefli bir varlığız
diyerek köşeye çekilmek bir başka
kalplerimizden kaç kere avuçlarımıza döküldü hayat
ve yitirilen kiminlerin adı
herşey bir kadınla başlıyordu
Tablodaki kız
elindeki kitapta ne yazıyor kimbilir
olmayı seçtiğin yer
seni resmedenden mi ibaret
ne tasa, ne dert
uğramamış yüzüne hüzün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!