Gözlerimde hüzün var hala,
Seni beklerken yüreğim yandı
şimdi ise bedenim
cehennem bu kadar mı sıcaktı
buralarda özleyen biri var hala,
Hani o ağlarken gittiğin!
hayatıma zamansız giren
nerdeydin
olması gereken neydi
bu baharı bu kadar güzel kılan
üstüne yeniden şiirler yazdıran
bir vaha gibi görünüp kaybolan
Sen doğarken ben anladım oğlum
Yalnızlığın babalık olmadığını
Ağlamanın erkek adama yakışmadığını mesela
Şükretmenin sırrını öğrettiler bana oğlum
Çalışırken yorulmayı
Aklımdan çıkarmadan ama
Bir Osmanlı Evi 12 Haziran 2002 saat 21:11
İstediğim yerdeyim
Dünyanın tam ortası
Eski bir Osmanlı evi
Tahtadan süslü bir tavan
öylece geçti yüzünden geriye bıraktığın gençliğin
titrek eler
ağrılı bir sırtın sızısı kaldı geriye
senin bana söylediğin
yeminler, birde türküler,
ve raks ettiğin günler kaldı bende
Bir yolun ortasındayım
gidiyorum
arkamda senden
ve kendimden ne kaldıysa işte
bırakıyorum
lanetlenen bir hayatı yaşa şimdi
Daha altı yaşında
Doğuştan arkadaşım
Şimdi yaş otuz
Daha kimileri için
Büyümemiş Diliskelesi'nin
Top oynayan kısa pantolonlu
Elinde yeşil bir demet soğanla
hayatı anlatır ufaklık
adına göç dedik
bizi bizden alan
ırgat pazarlarının
yani Rizeli, Erzurumlu
Renksiz bir uyku
Bir rüya görmüşsün
Terlemişsin
Sırılsıklam
Oysa bir sevginin
Provasından çıkmışsın, yorgunsun
Bu yüz bu şiirlere göre değil
Kaç kere yazdım oysa kendimi
Sakalı ağarmamış bir genç
Dijital bir yaşam
Sık olmasada arkadaşlıklar
Kimi uzun kimi kısa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!