"Hadsizlik ettim" demek ne ağır kelam,
Gönül yıkıldıysa, kesilir selam.
Senin lügatinde bu kadar mı gam?
Sevda dediğin bir nefes mi sandın?
İzahı yok artık, sükût bir mühür,
Sırtımda dağ gibi bu ağır kahır.
İçimde bir world yıkılır mahşer,
Aşkı üç-beş günlük heves mi sandın?
"Karışmam" diyorsun, çekip giderek,
Ardında kor ateş, dertler dizerek.
Bu kadar kolay mı "karışmam" demek?
Viran ettiğini kafes mi sandın?
Özürle silinmez ruhun yarası,
Girdi aramıza hicran karası.
Sevginin bu mudur hakkı, töresi?
Yanan bu ateşi güneş mi sandın?
Basit mi sandın bir ömrü sermeyi?
Kolay mı bildin "vazgeçtim" demeyi?
Ben sende bulmuşken göğe ermeyi,
Yedi kat semayı kümes mi sandın?
"Hadsizlik" diyerek çekilmek niye?
Sitemim kalbimden sana hediye.
Dön de bir bak hele şu harabeye,
Söndürdüğün canı nefes mi sandın?
İzahı istemem, sükûtun kalsın,
Bırak da bu yara derinden kanasın.
Sen ki ruhumdaki en büyük sevdasın,
Bu koca yangını ateş mi sandın?
Karışma madem, sessizce dur öyle,
Vebali ağırdır, vicdanına söyle.
Sevda harcanır mı, biter mi böyle?
Aşkı dudağında bir söz mi sandın?
Yapma, bu sitemin ucu çok derin,
Kalmadı içimde sığınacak yerin.
Bunca yıl verdiğim emeğin, terin,
Hakkını bir "hiç"e satma sevdiğim.
Beni üzme artık, yorma ruhumu,
Ellerinle kurutma sevda tohumu.
Yıkma şu gönlümün son kalesini,
Beni kor ateşe atma sevdiğim.
Murat’ın, yıkıldı gönül sarayı,
Tabipler saramaz derin yarayı.
Sen açıyon bilmeden aşkla arayı;
Bu garip yolcuyu, üzme sevdiğim.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!