Güneşten Kaçan Gelin
Eser Sahibi / Sanatçı: Muharrem Ayrancı (M.S.G. Sanatçısı)
Eserin Adı: Hadi söyle Hicret
Kayıt / Eser No: 579
Eser Türü: Hareketli Pop Folk / Özgün
Tempo / Ritim: 125 BPM – Hırçın & Ritmik
İthaf Edilen: Hicret Hanım
Tarih: 05.08.2026
Saraydan mı indin, nazlı bir peri
Güneşten kaçarsın, bilmem ki neri
Mavi gözlerinle yakarsın seri
Bakar da geçersin, bilmem neden ki
Ak tenin inci gibi, gülle yarışır
Sert bakışın bile sana yakışır
Mavi gözlerinde şimşek çakışır
Hadi söyle Hicret, bu hırçınlık ne
Hadi söyle Hicret, bu hırçınlık ne
Rüzgar gibi eser, durmaz gidersin
Ateşten gömleği ele giydersin
Öfkenle kalpler deler geçersin
Hadi söyle Hicret, bu hırçınlık ne
Ak tenin inci gibi, gülle yarışır
Sert bakışın bile sana yakışır
Mavi gözlerinde şimşek çakışır
Hadi söyle Hicret, bu hırçınlık ne
Hadi söyle Hicret, bu hırçınlık ne
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 12:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hadi Söyle Hicret Türkü Hikayesi Remziye teyzenin o anaç ve yumuşak tavırlarının aksine, kızı Hicret kapıdan içeri bambaşka bir fırtınayla girmişti. Yüzüne baktığınızda sanki eski zamanlardan, ulaşılamaz bir saraydan inip gelmiş gibi asil, mağrur ve dik bir duruşu vardı. Kar beyazı teni ve çakmak çakmak bakan mavi gözleriyle dikkatleri hemen üzerine çekiyordu. Ancak bu duru güzelliğin ardında gizemli ve hırçın bir ruh yatıyordu. Adeta güneşe küsmüş, ışıktan kaçan ve gölgeleri mesken tutmuş bir hali vardı. Sohbet esnasındaki o sert, mesafeli ve agresif tavrı, mavi gözlerinde çakan şimşeklerle birleşince insanın kalbine batan tatlı bir siteme dönüşüyordu. Annesinin o sıcak ve kucaklayıcı şefkatine tezat oluşturan bu keskin duruşu, bir yandan insanı uzak tutarken diğer yandan derin bir merak uyandırıyordu. Güneşten kaçan, rüzgar gibi esip geçen bu hırçın güzele yazılan bu eser; onun o inci gibi beyaz tenine, yürek yakan mavi gözlerine ve insanı delip geçen o asi ruhuna duyulan hayretin satırlara dökülmüş halidir. "Hadi söyle Hicret, bu hırçınlık ne?" nidalarıyla biten bu türkü, aslında onun o sert kabuğunun altındaki gizeme yazılmış bir mektuptur.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!