dağılır roman kaldırımda
bağrı şen çocuktaki kaydıraç denli
açar ellerini birlik için kınalı
ılık serin ve ilk ve son yaşlı manas
puslu geleceğin paslı yaslı mirası
:)
-Aklım basmıyor ... Nasıl ya?
Sanki kendi yaşıyormuşcasına gerilmiş durumdaydı,
o kadar çok anlıyordu ki,
Şak! Şak!
Çekti Güneş izini Ayın gölgesine
Bir açık bir koyu
Matem olduk
Parmaklar kapandı yüzlerine
Güne değin, hep bu misli, riskli
Çizgideki bahtımıza çizildik
Bir imgecik kıvrımda, ipincecik
Biyanı birbirine dikik dikik yamaçlı
"hem" Utanır "hem" Duramaz
Aynını yapmadan.
Erer olaydı umudu, ne yapıpeder
Kaçar gider, kurtarırdı paçayı
Mahkumiyet itinden.
İma edişe ima:
İşaret parmağımı dikip
Kaşlarımı çatıp
Ağız burun bükerek:
'Ben olsam böyle yapmazdım'
Bugün de Dünya Tüketiciler Günü.
Kalbim kırık sevgilim
Ama yine de gel
Özlem sardı içimi sevgilim
Ağızları buracak yine
Ne kadar da en çok
Kendimi sevip
Beğenişim!
Benim için...
-son kararın mı?
-son kararım!
Kanıt aranıyor
İnanışın yansımalarından
Yansıyanların
Şimdinin değerini hiç bilmiyorduk, hiç!
Oysa her şey şimdiden çıkıyordu.
Şimdiyle, ertelenebilir bir tanışlığımız yoktu.
Şimdiyle, dölütümüzden bu yanaydı tanışlığımız.
Şimdi, ikizleme düşen birer cenindik vulvaya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!