bugünkü konum: sanatta rastlantısallık
biyosfer: birazcık karışık
neyse ne artık:?
bu delişmen renk tufanı azmin ötesinde bir çaba gerektirdiğinden: bulanık
Sığınağın önünde...
(.
.)
-Delirmeden... çıldırmaksızın.. aklı selimlikle bir çıkış yolu... İnsanlar olmaksızın bunu başarmam söz konusu değil. İnsanlar nerdeler? Diğerleri? Ne yapıyorlar? Hah işte birileri geliyor. Ama bunlar... bir hengamenin içinde koşuşturmacadalar. Nereye bu koşuları? Neye doğru koşuyorlar? Bir şey var, olağan gelmiyor bu halleri. Bu sessizlikleri korkutuyor... Biri konuşsun, bir şey söylesin. Anlatsın ne oluyor? Neler oluyor? Hey! Hey! Durun! Durun bir saniye! Konuşun, bir şey söyleyin neler oluyor? Nereye gidiyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Nereye?
.
Tamam sakin olmalıyım... Sakinim... Sakinim... Sakinim. Bilmek istiyorum sadece...
Başlayacaktı bir yerinden ama nereden
Lale'den mi acaba, Papatya'dan mı
Yoksa adını bilemediği mor çiçekten..
Öte dünya..
tozun toprağın içinde
etkilendiğimiz
eklendiğimiz
açıkça bir gökyüzü
açıkça güneşli bir gün
“Yüzeye bakmak..
yüzeye bakmak ve
enlemesine, boylamasına,
derinlemesine düşünmek..
düşünmek diklemesine..
ve dağıtmayı düşünmek tüm tabloyu..
Bir başlangıç yapmak gerekiyor
dalmak için sihirli Kuğu’suna.. dünyanın
Kuğu’nun Kuğu’su.. Kuğu..
:Boşluk.
Varsayalım ki eleştirmek-
2’ y E 1
At yedi günde, it yediği günde denir,
Çünkü değerli kişilerin zamanla belli olur değeri.
Tam bir yıl önce
Görüntüme girmiş bile değilken düşüncemde:
g Ü n A.y.d I n !
Dün ve önceki gün
“Sen ve Ben” birikimlerimi sundum.
Artık biriktirmeden sunum yapmaya çalışıyorum,
Uslu uslu!
Bir an önce tedavüle girmesi istenen
Yeni olma umudu beslenen
Bir savunma mekanizması
Çalınmış Yaz Uykusu..
Her yaz depresyona giren,
v E s E n
Senin mutluluğun kendi sınırlarının içinde başlıyor.
Benim mutluluğum kendi sınırlarımın dışında.
Senin sınırlarının içinde Benim mutluluğum tam başlamışken,
Seninse mutsuzluğun başlıyor, ve




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!