Al yanak üstüne zülfü dökülmüş
Zülfünün içinde kalmış kara ben
İnci dişleriyle gözleri gülmüş
Gülen gözlerinden aldım yara ben...
O gülen gözler ki, nardır sinemde
Her işten var avcı, savcı, sıvacı...
Kısmet bekler paravanlı odadan
Öğreniyor milletim izdivacı
Yedi koca değiştiren Seda'dan...
Al yanağı, ak pak teni var teni
Sol yanak üstünde beni var beni
Kaç gündür görmedim o nazlı yari
Firakın nasıl bir dini var dini....
Kirpikleri ok ok gözleri türkan
Çok başıboş dolaşma ham yerlerde daltaban
Hattan çıkar ve kırılır arkanda kara saban
Ah bu mendebur halim bulmazsa hiç nihayet
Mevlam, nazarında da affedilmezsem şayet
Çilelerden ver bana en çileli bir niyet
Öleyim kaygılardan, öleyim kaygılardan...
Al yıldızlı bayrağa kin ve kan güdenleri
Vur alnı ortasından, ne affet ne ikaz et
Küçücük çocuklara tecavüz edenleri
Kirlenmesin kelepçen, oracıkta infaz et
Kullan teçhizatını, def et belayı şerri
İki bin on beş yılı, şubatın on birinde
Kayıp oldu Özgecan, arandı on bir inde
Asker her dem kontrolde, demiyordu geç, erken
Bir aracı şüpheyle durdurmuştu geçerken
Kim görmüş musluktan akan suyu var
Kuyuları bile kurak köylümün
Süt dökmüş kediye benzer huyu var
Partisi ak yolu toprak köylümün...
Sanmayın villası, katı, yatı var
Hendeklerden, tuzaklardan, geceden
Kahpelerin sığındığı hücreden
Silopi'den, Sur'dan, Şırnak Cizre'den
Bir hışımla geldi geçti Pöh, Jöh, Pöh...
Çelikten bir yürekle bir kahpe pususunda
Gözünü hiç kırpmadan vurulduğun an oldu
Yorgun mesailerden dönüşün uykusunda
Bölündü rüyaların ruhun kan revan oldu...
İmdat çığlıklarına koştuğun adreslerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!