Sokaklarda gün be gün terör estiren gavat
Sen bu rolün kuklası maskeli bir denyosun
Polis sana gaz sıksın sen ona molotof at
Yansın bu şehr-i Gever adet yerini bulsun...
Arada bomba da at irkilsin herkes birden
Tarifler farklıdır, tarzlar farklıdır
Güzel cilvesine naz derler bizde
Konuğun kısmeti her dem saklıdır
Sofrayı çarçabuk yaz derler bizde
-Patronlara-
Emekçiyiz, emekler hani nerde? Yediniz!
Bizlerden kat kat fazla kıymet gördü kediniz
Yüzün kara, üstün pis, ötede dur dediniz
-Şimdi gelip yasımda yaş döken o gözü de...
Sen romantik hallerinle rıhtımda
Götürürken viskini yudum yudum
Ben puromu molotofla yaktım da
Alarm değil bomba kurdum uyudum...
Beşimiz de karnı aç dolanırken Belende
Zil çalan karnımızın gözü yemek verende
Nihayet bir vefalı köylü hal hatır sordu
Haydi eve gidip de çay içelim diyordu
Şiir şimdiki neslin artık nemelazımı
Çoğu, çoktan unutmuş Fazıl'ı ve Nazım'ı
Çevirsen bugün yolda bir tahsilli yolunu
Bir şair adı sorsan söyler Tazeoğlu'nu
Bilmez ki Tazeoğlu; "kes, kopyala, yapıştır"
Bilmez ki, kitapları neden kapış kapıştır.
Tam dört yıl bir periye ram olan intizarım
Ruhumda vaveylalar koparan ah u zarım
Bir dem olsun duyulup ilan-ı aşk olmadı
Ne ketum bir dert imiş sinemdeki bu ağrım...
Karşımızda şişe şişe oturan
Gör ki, bir gün o da aş arar durur
Tedbirsiz şekilde çişe oturan
Domala domala taş arar durur...
Aslında bahaneydi sık sık markette bitmem
Bahaneydi aslında ekmek, şeker, çay almam
Onca kasiyer kızdan yalnızca sana gitmem
Aslında tek sebep var: Gözlerine bayılmam
Tüm maaşı sizin şu markette harcamışım
Gelirsen gel ey yar, kapılar açık
Ya da bana gel de, kapılara çık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!